Kadın Güzellik kulübü - Cilt Bakımı ve diyet zayıflama - Part 952

Yüzüğünüzü çıkarmadan ellerinizi yıkamayın

admin Cilt Bakımı Ocak 10th, 2009 |  Yorum yok »

Kış aylarının gelmesiyle birlikte cilt sorunları da artıyor. Dermatoloji Uzmanı Dr. Şerafettin Saraçoğlu, sıcak ve soğuk değişiminin ani olarak yaşandığı kış döneminde cildin yıprandığını söyledi.

Egzama hızlı yayılan bir hastalıktır
Özel Gaziosmanpaşa Hastanesi’nden Dr. Şerafettin Saraçoğlu konu ile ilgili olarak şu açıklamalarda bulundu:
“Cildin yüzeyinde bulunan ve bir yağ karışımı olan sebumun azalması, önce ellerde kuruluğa neden olur. Yüzük takma geleneği nedeniyle, kadınlarda yüzük altında egzamalar çok sık görülür. Müdahale edilmeyen bu rahatsızlıklar, tüm ele yayılabilir

Bu durumun yüzük altında kalan sabun, deterjan ve krem ile birlikte gelişebildiğini belirten Dr. Şerafettin Saraçoğlu, şöyle devam etti: “Egzama hızla yayılan

bir cilt rahatsızlığıdır. Bu yüzden elinizi yıkarken veya deterjan gibi maddelerle temasta olduğunuzda, yüzüğünüzü çıkardıktan sonra ellerinizi yıkayıp kurulamalısınız. Egzama başladığında ise bir cilt uzmanına gitmelisiniz.


Cildinizi sivilcelerden kurtarın

admin Sivilce Akne Ocak 10th, 2009 |  Yorum yok »

Cildinizde dolaşım sorunları var. Kılcal damarlarınız zaman zaman hiç de estetik olmayan görüntülere yol açıyor. Sivilceler ve yer yer kızarıklıklar ortaya çıkıyor. Ne yapmalısınız? İşte size kızarıklıklar ve sivilceler hakkında ayrıntılı bilgiler:

Photobucket

Öncelikle kan dolaşımını hızlandıran sebze ve meyveleri araştırın. Frenküzümü ahududu böğürtlen ve çilek gibi meyveler bu konuda can simidiniz olabilir. Ayrıca içerdikleri bol A vitamini sayesinde cilde pürüzsüz ve kadifemsi bir görünüm kazandırırlar.

Sivilce izleri
- Sivilce de iz oluşumu sanıldığının aksine asıl olarak derin kistlerin ve şiddetli enfeksiyonların olduğu vakalarda saptanmaktadır.

- Sivilcelerin kızlarda ve erkeklerde iz bırakma riski eşittir.

- Sivilcede oluşabilecek izin derecesini önceden saptamak mümkün olmamasına rağmen erken ve etkili tedavinin iz oluşumunu önlediği bilinmektedir.

- Sivilceler sıkılmadığı takdirde iz oluşturma ihtimali büyük ölçüde düşer

Sivilce ile ilgili yanlış bilinenler

Sivilceler cildin yeterince temizlenmemesi yüzünden oluşur. (YANLIŞ)
Sivilce esas olarak kir ya da yüzey yağları nedeniyle oluşmaz. Her ne kadar fazla yağlar ölü hücreler ve gün içinde biriken kirler cildi bakımsız gösterse de bunları elle ovalayarak temizlememelidir. Cildi temiz tutmanın kesinlikle birtakım yararları vardır ama aşırı yıkama vücudun daha fazla yağ üretmesine ve sivilcenin daha kötü olmasına neden olur. Bir miktar sebum derinin çok fazla kurumasını önlemek için gereklidir; dolayısıyla aşırı yıkama yarardan çok zarar getirebilir.

Yağlı gıdalar sivilceye neden olur. (YANLIŞ)
Artık günümüzde sivilceli kişilerde balıkyağı çikolata patlamış mısır süt ve yağlı yiyecekleri kısıtlama eğilimi ortadan kalkmıştır. Çünkü bilimsel araştırmalar sivilcenin beslenme ile bir ilişkisi olmadığını göstermektedir

Stres sivilceyi etkilemez. (YANLIŞ)
Stres doğrudan doğruya sivilceye neden olmaz ama durumunu ağırlaştırabilir. Sivilceye yatkın insanlarda stresli durumlarda artan hormon üretimi sonucunda sivilcelerde alevlenmeler meydana gelebilir.

Güneşlenmek sivilceleri iyileştirir. (YANLIŞ)
Bronzlaşmış ciltte leke ve izler daha az görülür. Çok düşük dozda güneşin sivilcelere iyi geldiği iddia edilmektedir. Ancak doz ve süre uzadıkça ne yazık ki Sivilceler daha da artabilir. Çünkü güneşe bağlı terlemenin artması yine gözenekleri tıkayan bir başka faktör yaratacaktır. Ayrıca uzun süre güneşe maruz kalmak cildin kalınlaşmasına kurumasına ve gözeneklerin sert bir tıkaçla tıkanmasına yol açmaktadır. Öte yandan ultraviyolenin genel olarak cilt sağlığına yönelik zararları giderek daha da çok fark edilmektedir

Çocuğumun cildini nasıl temizlemelim?
Eğer çocuğunuzun sivilcesi varsa yüzünü cilde zarar vermeyen temizleyicilerle düzenli olarak temizlemeniz gerekmektedir. Yüzüne dokunmadan önce mutlaka ellerini yıkamasını sağlayın.

Yüzünü dairesel hareketlerle yavaşça yıkasın. Sakın sert hareketlerle fırçalamasın bu sadece cildin tahriş olmasına ve sivilcelerin alevlenmesine sebep olacaktır.

Yüzünü günde iki defa ılık su ve beyaz kokusuz pH: 5.5 olan bir sabunla yıkasın. Yumuşak temiz ve kuru bir havluyla kurulasın.

Yağlı temizleyicileri fondötenleri içerdiği maddeleri tam olarak bilmediğiniz güneş koruma kremlerini ve ilaç içeren ürünleri kullanmasını engelleyin.

Sivilceler kirden oluşmaz. Aslında yağlı ciltli insanlar diğer insanlara göre daha temiz bir cilde sahiptirler; çünkü ciltlerini daha sık temizlerler. Ama aşırı yıkama sivilceleri daha kötüleştirir cildi kurutur kızartır ve yara oluşumuna yol açabilir.

Cildinizin yaşlanmasını önleyin

admin Cilt Bakımı Ocak 10th, 2009 |  Yorum yok »

DNA molekülü çevresel faktörlerin etkisiyle kendini korumak için intihar eder. Çok sayıda hücrenin ölmesi erken yaşlanmaya neden olur. Yaşlanmak kadın, erkek hepimizin ortak korkusu. Yaşlanmayı durdurmak elimizde değil ama yaşlanma etkilerini geciktirmek mümkün…

Photobucket

DNA Onarım Bilimi konusunda dünya çapında tanınmış bir bilim adamı olan “Geleceğin Cilt Bakımı Devrimi” adlı kitabı da kaleme alan Dr. Daniel B. Yarosh, “hasar oluşturan UV ışınlarına karşı insan vücudunun iki ana savunma mekanizması vardır. Bu savunma mekanizmasının birinci cephesi melanindir. Bu madde zararlı UV ışınlarını yansıtarak veya emerek, bu ışınların hücre çekirdeğindeki DNA’ya hasar vermesini önler. İkinci savunma cephesi ise bu ışınların ulaşıp, hasar oluşturduğu DNA sarmalındaki hasarlı kısımların çıkartılmasıdır. Yaşamımız boyunca DNA hasarı giderek birikir ve endojen DNA onarım mekanizması da yaşam boyu bunu onarmaya çalışır. Yaşlandıkça, ciltteki DNA onarım mekanizması da giderek zayıflar ve azalır”diyor.

DNA onarımı nedir?
DNA onarımını anlatmadan önce DNA’nın tam olarak ne demek olduğunu bilmemiz gerekiyor. DNA, bütün hücresel organizmalarda mevcut olan, hücrenin bütün yaşam fonksiyonlarında rol oynayan dev bir moleküldür. DNA molekülünde yer alan her bir gen insan vücudundaki bir özelliği kontrol eder. Vücut şekli, saç, göz rengi, organların fonksiyon ve işbölümü, kalıtım hep bu genlerin kontrolü altındadır

Hasar görmüş olan DNA, çok aşamalı DNA onarım mekanizmasını harekete geçiren karmaşık bir cevap sistemini tetikler. DNA onarımı, her biri ayrı ayrı genler tarafından kodlanmış 20 kadar enzimin görev yapmasına bağlıdır. Bu genlerde oluşan değişiklikler, onarım mekanizmasını tümüyle ortadan kaldırmasa bile, bu mekanizmanın çalışmasını olumsuz yönde etkiler.

Hasar onarılmazsa
DNA onarım genlerinde görülen genetik farklar, bazı insanların vücudunda, diğerlerine nazaran daha fazla DNA onarım kapasitesi olduğunu göstermektedir. Diğer taraftan DNA onarım kapasitesi düşük kimseler ise cilt kanserine diğerlerinden daha yatkındır. DNA hasarının onarılamaması çok ciddi sorunlar yaratır. İlk birkaç dakika içinde hücre bölünmeyi durdurur ve onarım işlemini başlatan bir iç alarm sinyali oluşturur. Birkaç saat sonunda hücre kendi hasarını değerlendirir ve, eğer bu hasar onarılamayacak kadar ciddiyse, apoptosis denilen bir mekanizma ile kendi kendine bir intihar mesajı gönderir ve kanserli bir hücreye dönüşme potansiyelini bertaraf etmek için kendini ölüme mahkum eder

Cilt doktoru balıklar

admin Cilt Bakımı Ocak 10th, 2009 |  Yorum yok »

Tahriş olmuş durumdaki veya herhangi bir enfeksiyonla oluşmuş cilt dokusundaki yaraları, egzama, cerahatli sivilceler ve sedef hastalığı oluşumları; 2-10 cm. büyüklüğündeki Cyprinide (sazangiller familyasından), Cyprinion Macrostamus (beni balığı) ve Garra Rufa (yağlı balık) türündeki balıklar tarafından iyileştirilmekte ve ciltteki izler kaybolmaktadır.

Bu balıklar yaraları temizliyor
Kaplıcada havuza giren kişilerin etrafında ince kahverengi, gri ve bej rengindeki sazan ve kayabalığı türü balıklar dolaşmaya ve ciltte hastalık belirtisi olan yerleri temizlemeye başlıyor. Dişleri olmayan bu balıklar, 36-37 derece sıcaklıktaki suyun yumuşatmış olduğu kabarık yara kabuklarını kopartarak, cilt pürüzsüz hale gelinceye kadar temizliyor.

Tedaviden olumlu sonuç alınabilmesi; kaplıcada 21 gün kalınmasına ve sabahları aç karnına birkaç bardak şifalı su içilmesine bağlı.

Diğer taraftan, yerden kaynayan su içindeki kabarcıkla ve balıkların vücut üzerine yaptığı darbelerle vücutta bir gevşeme ve dinlenme de görülmektedir.

Sedef hastalığına çözüm
Hasta, sabah kahvaltı yapmadan kaplıcadaki şifalı sudan 3-5 bardak içiyor. Şifalı suyu içen hasta, kahvaltısını yaptıktan sonra havuza girmeli. İçinde cilt hastalıklarının tedavisinde etkin olduğu bilinen selenyum bulunan suda, 3-6 santimetre boyundaki ‘doktor balıklar’ işleme başlıyor.

Bu balıklar delici, emici ve pansumancı olarak 3′e ayrılıyor. Bir günde belirli aralıklarla 8 saat havuza giren ve kaplıcanın şifalı suyundan içerek, 21 gün tedavisini sürdüren sedef hastaları, yüzde 98 oranında tedaviden sonuç alıyor.

Çocuklarda vitamin eksiklikleri Yorum yapın

admin Anne Ve Bebek Ocak 10th, 2009 |  Yorum yok »

A, D, E, K vitaminleri yağda; diğer vitaminler suda çözünürler. Vitamin eksikliği ortaya çıkmadan önce bazı belirtiler verir. Bu belirtilerin iyi değerlendirilerek eksikliğin yerine konması için vitamin takviyesi yapılmalıdır.

A vitamini:
Kilo alamama, boyun uzamaması, gözün parlaklığını yitirerek aşırı kuruması, gözyaşının yetersiz salgılanması, kuru ve pullanmış deri, halk arasında tavukkarası diye adlandırılan gece körlüğü (serum düzeyi 20µg/dl altında olursa) görülür.

Tedavisinde A vitamini günde 25000 Ü bir-iki hafta verilir. Protein bakımından zengin beslenme önerilir.

D vitamini (Raşitizm)

Kemiklerde kalsiyum ve fosfor dengesini düzenler. Huzursuzluk, baş terlemesi, kaşıntı, uyku bozuklukları, ileriki aşamalarda kas güçsüzlüğü (özellikle karında kurbağ karnı) ,kafatasında yumuşama, asimetri, büyümüş bıngıldak, kafatası büyüklüğü ve geciken bıngıldak kapanması, dişlerin geç çıkması, diş çürümeleri, diş minesi bozuklukları, kaburgalarda kemik – kıkırdak bileşiminde raşitik tesbih taneleri, güvercin göğüsü, harrison oluğu, uzun kemiklerin bükülmesi, kemiklerde çabuk kırılmalar sırt kemiğinde eğrilikler, kalça kemiğinde deformiteler görülebilir. En büyük sebebi yetersiz alınım ve az güneşlenmedir.

Korunmak için 1 yaşına kadar günde 400-800 Ü Vitamin-D, 2 yaşın sonuna kadar günde 0,25 mg flor, 3 yaşın sonuna kadar günde 0,5 mg flor verilir. Eğer içme suyunda flor 0,3 mg/lt den fazla ise ek olarak flor verilmez.(Diş minesinde leke yapma tehlikesi)

E vitamini

Metabolik hızın çok arttığı okul ve ergenlik çağında zararlı maddeleri temizleyici etkisi vardır. Eksikliğinde hemolitik anemi, ödemler (vücutta sıvı toplanmasına bağlı şişlikler) görülebilir.

vitamini
Normal durumlarda bağırsaklardaki bakteriler tarafından yapılır. Pıhtılaşma faktörlerinin sentezi için gereklidir. Eksikliğinde kanamalarda artış (dişeti, yaralar, burun, mide – barsak sistemi kanamaları vs.)

B1 vitamini (Thiamin)
Büyüme döneminde sinir sisteminin gelişimi ve hızlı metabolizma için B1 vitaminine ihtiyaç vardır. Özellikle gelişmiş ülkelerde besinlerin aşırı kaynatılması içindeki B1 vitamininin büyük ölçüde yitirilmesine neden olur. Eksikliğinde kusma, iştahsızlık, huzursuzluk, nefes almada zorluk, kalp çarpıntısı, morarma, kalp yetmezliği, merkezi sinir sistemi bozuklukları, emziren annede sütteki thiamin eksikliğine bağlı olarak bebekte görülen kalp yetmezliği, ses kaybı, görme refleksi eksikliği ile karakterize infantil beriberi hastalığı görülebilir.