Kadın Güzellik kulübü - Cilt Bakımı ve diyet zayıflama - Part 931

Hamilelikte cinselliğe bakış

admin Kategorilenmemiş Ocak 12th, 2009 |  Yorum yok »
Hamilelik eşlerin duygusal süreçlerini etkilediği kadar, cinsel hayatlarını da etkiliyor…

VKV Amerikan Hastanesi Psikoloji Bölümü’nden Psikolog Aslı Akkan, hamilelik boyunca yaşanan cinsel sorunların kolayca aşılabilmesi için çiftlerin birbilerine anlayış, şefkat, ilgi ve sevgiyle yaklaşması gerektiğini söylüyor.

Evlilik kurumunun ve çiftler arasındaki ilişkinin sağlığının test edildiği önemli noktalardan biri de çocuk sahibi olunmaya karar verilmesi, hamilelik ve hamilelik sonrası sürecin eşler üstündeki etkisidir. Hamilelik ve hamilelik sonrası süreç eşlerin duygusal süreçlerini etkilediği kadar, cinsel hayatlarını da etkilemektedir. Her ne kadar bu süreç cinsel hayatı eskisinden farklı kılacaksa da bu farklılığın bireylerin ilişkilerini etkilemesine ve zorlamasına en az düzeyde izin verilmesini sağlaması önemlidir.

http://images.superonline.com/haber/2008/11/13/21230.jpg

Hamilelik süresince jinekoloğu tarafından medikal, fizyolojik herhangi bir sorun görülmeyen ve cinsel hayatı yaşamasına izin verilen kadının, yaşadığı hormonal ve fiziksel değişiklikler cinsel isteksizliğine sebep olduğu kadar kadının kendi inanç sistemi de bu durumu tetikler. Araştırmalara bakıldığında sağlıklı bir hamilelik yaşamakta olan kadınların ilk 12 haftada cinsel isteklerinde azalma olduğu görülmekteidir. Yaşadığı fiziksel yorgunluk, bulantı, kilo alımı, rahat bir pozisyon bulamama gibi sebepler bu durumu açıklayabilmekle beraber, kadının kendindeki değişime adapte olma sürecinde yaşadığı kaygılar, bebeğime zarar verir miyim endişesi, ve fiziğindeki değişime bağlı olarak eşinin onu eskisi gibi istemeyeceği inancı da çok büyük rol oynamaktadır. Benzer düşünceler erkeği de etkilemektedir ve onu da cinsellikten soğutmaktadır. Hamilelik boyunca cinsellikle ilgili yaşanılabilecek bu çeşit sorunları engellemenin en önemli yolu ise çiftlerin bir birleriyle mümkün olan en açık şekilde konuşmalarıdır. Kaygılarını ve isteklerini dile getirdikleri zaman sağlıklı cinselliklerini neyin etkilediğini bulacaklar ve sorun odaklı çözüme ulaşacaklardır.

Hamilelik süresince çiftlerin cinsel hayatlarında yaşayabilecekleri sorunlar doğum sonrası da devam edebilir ve bu konunun önemi unutulmamalıdır. Doktorunun izin verdiği zaman itibariyle kadının cinsel ilişkiye girmesinin herhangi bir sakıncası yoktur ancak cinsel ilişkiyi etkileyebilecek psikolojik faktörler yine ortaya çıkabilir. Doğum ve bebek bakımının kadın için son derece yorucu olması nedeniyle doğum sonrası ilişki sıklığında azalma beklenen bir durumdur. Ancak doğum sonrası depresyon veya başka sağlık problemi olmadığı taktirde genellikle doğumdan 3 ay sonra hamilelik öncesi cinsel ilişki sıklığına dönülmesi beklendiktir. Bebeğin bakım ihtiyaçları azaldıkça, uykusu düzene girdikçe cinsel aktivite de normale dönmeye başlar.

Doğum sonrası fiziksel yorgunluk dışında cinselliği etkileyebilecek durumlar:
Ağrı Korkusu: Bir çok kadının doğum sonrası ilişkiye girmekten çekinme nedenin ağrılı ilişkiden korkmaları ve kaygıları arttıkça da girdikleri ilişki sırasında disparoni (ağrılı cinsel beraberlik) ve vajinismus (vajinal kasların kasılması sonucu cinsel beraberliğin olamaması) gibi sorunlar yaşayabildikleri araştırmalarda gözlemlenmiştir.

Estetik Kaygılar: Vücudundaki değişim ve/veya aldığı kilolar yüzünden kendini beğenmeyen kadının cinsellik sırasında zihnini sürekli bedeniyle meşgul etmesi cinsel ilişkiden zevk almasını önleyebilir. Bununla bağlantılı olarak, eşini eskisi kadar bakımlı bulmayan erkek de cinsel yaşamdan uzaklaşabilir.

Rol Değişimi: Çocukları olan kadar sadece birbirine odaklanan çiftler, doğumun ardından neredeyse tüm ilgiyi çocuğa yöneltmeye başlayabilir. Bir yandan yeni bir yaşama uyum sağlamaya çalışmanın gerginliği, bir yandan da birbirlerinden eskisi kadar ilgi görememenin yarattığı sıkıntı cinsel isteksizliğin oluşmasına yol açabilir.

Bu sorunların en az seviyede yaşanması ve ilişkiyi en az ölçüde etklilemesini sağlamak için çiftlerin, özellikle erkeğin eşine şefkat, ilgi, sevgi ve anlayış ile yaklaşması, beğenisinin devam ettiğini belli etmesi, kadının ise bu geçiş döneminin özelliklerini bilerek eski haline döneceğini sorun olmadığını bilmesi gereklidir. Ayrıca çiftlerin haftada l yada 2 kez bebek yanlarında olmadığı zamanlarda bir arada olmaya özen göstermeleri gereklidir. Bu birbirleri için ayrılmış özel zamanlarda ev ya da bebek hakkında konuşmayıp, kendileri ve bir birleri hakkında konuşmaları, eskisi gibi ortak paylaşımlar yaşamaları tavsiye edilebilir. Bunların yanı sıra okşamak, dokunmak veya kucaklaşmak gibi cinsel duyguları tetikleyebilecek davranışlarda bulunmak cinsel hayatlarının canlanmasına yardımcı olacaktır. Tüm bunlara rağmen sıkıntılar yaşanıyorsa bir uzmandan yardım almak da faydalı sağlayacaktır.
NTVMSNBC

Gözünüzle görün

admin Göz Sağlığı Ocak 11th, 2009 |  Yorum yok »

Şimdiye kadar sadece miyoplar lazerle göz ameliyatı olabilirken, artık hipermetrop ve astigmatlar için de lazer teknolojisi devreye girdi. Amerikan Federal İlaç Departmanı’nın da (FDA) onayladığı “excimer lazer” yönteminde “lazer disk” kullanılarak hipermetrop ve astigmatlar tedavi edilebiliyor. 18 yaşını aşmış, gözlük veya lensten kurtulmak isteyen herkes bu yöntemden faydalanabiliyor.

Görme kusurları
Miyopi (uzağı görememe), hipermetropi (yakını görememe) ve astigmatizma (net görememe) gözün boyundaki ve korneanın şeklindeki normal dışı değişiklikler sonucu oluşuyor. Bu şekil bozukluğundan dolayı kornea ve mercekte kırılan ışık, retinanın tam üzerine düşemediğinden, görme kusurları oluşuyor. Lazer ameliyatlarıyla artık tüm bu kusurlar büyük başarıyla gideriliyor. Ameliyat öncesi hastanın iki gözü için ayrı ayrı refraktif (kırma kusuru) muayenesi yapılıyor. 40 yaşın üzerinde ise göz tansiyonu mutlaka ölçülüyor.

Ameliyat sonrası ise,
* Gözün normal anotomisi bozulmuyor
* Tedavi sonrası gözün bantlanmaya ihtiyacı olmuyor
* Ağrı olmuyor
* 20 dereceye kadar miyoplar dahi tedavi ediliyor.

Acı, ağrı yok
Prof. Dr. Turgay Aktunç, miyop ameliyatlarında iyileşmenin hemen ertesi gün gerçekleştiğini belirterek şu bilgileri verdi:
“Hasta ilk günden net görmeye başlar. Hipermetrop ve astigmat ise zor düzelen göz bozukluklarıdır. Bu konuda dünyada en son kullanılan teknoloji lazer disk. Ufak bir düğme büyüklüğündeki lazer diskle artık hipermetrop ve astigmatlar da gözlük veya lenslerinden kurtulabiliyor. ”

Yüzde 90 başarı
ABD’de lazerle göz ameliyatı uygulayan bir klinikte çalışmış Gülferi Yıldırım ise yeni teknolojiyle bu ülkedeki astigmat ve hipermetroplarda yüzde 85 – 90 başarı sağlandığını belirterek şöyle konuştu:
“Ameliyat esnasında gözün yapısına ve derecesine uygun olarak üretilmiş lazer diskler kullanmanın avantajları pek çok. Ameliyat sırasında lazer ışını önce bu disk üzerinden geçtiği için, erittiği şeklin bire bir kopyasını göze veriyor. Böylece hata payı neredeyse sıfırlanmış oluyor.”

Bilgisayara bakmak göz yorgunluğu nedeni

admin Göz Sağlığı Ocak 11th, 2009 |  Yorum yok »

Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ümit Kamış, televizyon ve bilgisayarların yaygınlaşmasıyla gözle ilgili rahatsızlıkların ciddi oranda artış gösterdiğini söylüyor.

En yaygın meslek hastalıklarından biri olan ‘bilgisayara bakma sendromu’nun her geçen gün yayıldığını ifade eden Doç. Dr. Ümit Kamış; gözlerde ağrı, yorgunluk, rahatsızlık, kızarıklık, bulanık görme, çift görme gibi belirtileri olan hastalığın bilgisayar kullanıcıları arasında yaygınlığının yüzde 88.5 olduğunu belirtiyor.

Glokom gözün gizli düşmanı

admin Göz Sağlığı Ocak 11th, 2009 |  Yorum yok »

Glokom alanındaki çalışmalarıyla tanınan ABD’deki Indiana Üniversitesi Tıp Fakültesi Glokom Araştırma ve Tanı Merkezi’nin direktörü olan Prof.Dr. Alon Harris, “Glokom, ancak ileri dönemde ve belirgin görme kaybı ortaya çıktığında fark edilir” diyor.

Prof. Harris’in verdiği bilgilere göre; glokom, göz içi basıncının yüksek seyretmesi ve göz sinirlerinin zayıflaması sonucu ortaya çıkan yaygın bir hastalık. Glokomda, göz içindeki sıvı basıncı göz sinirlerine zarar verecek oranda yükseliyor.

İki milyon kişi risk altında
Genellikle ani görme kaybı ile hastalığın farkına varılır. Glokom hastalarının yüzde 20’si görme yetisini yitirir. Daha çok 40-45 yaş üstü kişilerde glokom görülür. Türkiye’de, risk altında olan yaklaşık 2 milyon kişinin olduğu sanılıyor. Bunların sadece yüzde 5′i hastalığının farkında ve 100 bin kişi düzenli tedavi görüyor.

Sinsi ilerleme gösteriyor
Glokomda en büyük tehdit unsuru, hastalığın uzun süre kendisini belli etmeden ilerlemesidir. Zamanında teşhis konularak tedavi edilmediği durumlarda, hastalık kalıcı kısmi görme kayıplarına, ileri durumlarda ise körlüğe neden olabiliyor.

İşporta gözlükleri göz için büyük tehdit

admin Göz Sağlığı Ocak 11th, 2009 |  Yorum yok »

Geçtiğimiz yıllarda tercih edilen küçük çerçeveler yerini bu yıl geniş çerçeveli gözlüklere bıraktı. Bu yazın en çok beğenilen renkleri ise, yeşil, sarı, mavi. Ayrıca, birkaç renkten oluşan çerçevelerde bir hayli fazla ilgi görüyor.

Yaz aylarında gözlerin güneşten korunması ve yorulmasını önlemek amacıyla kullanılan güneş gözlüklerinin fiyatı 30 milyon lira ile 2 milyar arasında değişiyor. Uzmanlar, gözlüklerin işportadan alınmasında büyük risk olduğuna dikkat çekiyor. Bu gözlüklerin camlarının UV ışınlarına karşı korumasının yetersiz olduğu belirtiliyor.