Kadın Güzellik kulübü - Cilt Bakımı ve diyet zayıflama - Part 3

LAZER İLE CİLT YENİLEMENİN RİSKLERİ

admin Cilt Bakımı Mayıs 6th, 2010 |  Yorum yok »

İNSANLAR SON ZAMANLARDA LAZER İLE CİLTTEKİ lekelerinden kurtuluyor peki lazerle cilt yenileme nekadar sağlıklı?.
Lazerle Cilt Yenileme (Skin Photorejuvenation)

Cildin yaşlanması nasıl oluşur?
Cildin yaşlanmasında en önemli faktör güneş ışınlarıdır. Ayrıca genetik yapımız da yaşlanma sürecini etkiler. Cilt yaşlanmasına bağlı değişiklikler vücudumuzun güneş gören yerleri diğer alanlarla karşılaştırıldığında kolaylıkla fark edilir. Ciltte görülen yaşlılığa bağlı değişiklikler kırışıklık, çil, güneş lekesi ve kılcal damar genişlemeleridir. Read the rest of this entry »

,

NASIR NASIL OLUŞUR TEDAVİ YÖNTEMLERİ NELERDİR

admin Sağlık Mayıs 6th, 2010 |  Yorum yok »

GENELLİKLE AĞIR İŞ YAPAN İNSANLARDA VE UZUN SÜRE AYAKTA KALANLARDA GÖRÜLEN BİR HASTALIK TÜRÜDÜR.

Nasırlar deri kalınlaşması ile syreden bir deri hastalığıdır. Genellikle ağrılıdırlar. Bazen üzerleri soyulabilir. Bazen ağrısız sertleşme şeklinde görülebilir.
Nasır neden oluşur?
Genellikle sürtünme ve basınç nasırın nedenidir. Tekrarlayan travmaya karşı cilt kendisini su toplayarak korumaya çalışır. Bunun sonucu olarak derinin yüzey hücreleri artarak deriyi kalınlaştırır.
Nasırlar sıklıkla el ve ayaklarda görülürken, nadiren diğer alanlarda da görülebilir. Bu alanlar:
Raket, çekiç gibi alet kullananların avuç içlerinde
El eklemleri üzerinde
Sıkı ayakkabıdan dolayı ayak kenarlarında
Çıplak ayakla dolaşanlarda ayal tabanında
Ayak tabanı ve avuç içinin kalınlaşması palmoplanter keratoderma olarak bilinir. Bu durum genetik olarak da olabilir.
Nasırlar nasıl tedavi edilir?
En önemli olan nasırlı bölgeye olan basıncı azaltmaktır.
Rahat, konforlu ve topuksuz ayakkabılar tercih edilmelidir.
Elinde devamlı travma olan kişiler deri eldivenler kullanmalıdır.
Koruyucu nasır halkların kullanımı nasıra olan basıncı azaltmak için kullanılmalıdır.
Eğer nasır parmak arasında ise pamuk ya da özel silikon seperatörler kullanılmalıdır.
Bazen de kişiye özel yapılan ortepedik ayakkabıların kullanımı gerekebilir.
Ayrıca derinin kalınlığı azaltılmalıdır.
bu amaçlı törpü, ponza taşı kullanılabilir. Özellikle nasırlı bölge 10 dakika veya daha uzun ılık suda bekletildikten sonra törpülenirse daha iyi olur.
Özel nasır makasları ile nasırın merkezi çıkartılabilir.
Özellikle üre, salisilik asit ve laktik asit içeren soyucu kremler uygulanabilir.
Ağrılı çatlakları iyileştirmek için:
Özellikle vazelin içerem pomatlarla sürülmeli ve üzeri kapatılmalıdır.
Eğer enfeksiyon var ise antibiyotikli kremler kullanılmalıdır.
Bu önlemler faydalı olmazsa bir dermatoloji uzmanına başvurulmalıdır.
Bazen eğer nasırın altında çıkıntılı bir kemik var ise bir ortapedist tarafından cerrahi bir işlem yapılması gerekir.

Kurdeşen hastalığı

admin Sağlık Mayıs 6th, 2010 |  Yorum yok »

Kurdeşen hastalığı gerek ülkemizde gereksede dünyada görülen sık bir hastalıktır. Ürtiker vücudun herhangi bir yerinde gruplar halindeoluşan, soluk kırmızı renkli kabarıklıklardır. Bu döküntü bir kaç saat içinde geriler. Eski bir döküntü solarken yerine yenileri çıkabilir. Boyutları bir kalem arkası büyüklüğünden, bir tabak büyüklüğüne kadar değişebilir ve birleşerek büyük alanlar oluşturabilirler. Genellikle kaşıntılıdır, fakat yanma ve batma hissi de olabilir.
Ürtiker kan plazmasının derideki küçük damarlardan dışarı çıkması sonucu oluşur. Bu duruma histamin denen kimyasal maddenin salgılanması neden olur. Histamin mast hücresi dediğimiz hücrelerden salgılanır. allerjik reaksiyonlar, yiyeceklerin içinde bulunan bazı kimyasal maddeler ve bazı ilaçlar histamin salınımına neden olabilir. Bazen ürtikerin neden oluştuğu saptanamayabilir.
Read the rest of this entry »

, , , , , ,

Uyuzun sebepleri ve tedavisi

admin Sağlık Mayıs 6th, 2010 |  Yorum yok »

sık görülen hastalıklardan biride uyuz hastalığıdır tedavisi vardır.

En az 2500 yıldır insanlarda görülen bir akar hastalığıdır.Tüm dünyada heryıl 300 milyon uyuz tanısı konulmaktadır. Bu hastalık kişisel hijyene bağlı olmadan her yaş ve ırkta görülebilmektedir. Fakat iyi tanı ve tedavi yöntemleri geliştiğinden, uyuz kalıcı bir hastalık olmaktan çıkmıştır.
Scabies nasıl gelişir?
İnsan gözü tarafından nadiren görülebilen mikroskopik bir akar, hastalığa neden olur. Bu akar insan gözüyle zorlukla görülebilir. İnce 8 adet bacağı , yatsı bir gövdesi vardır ve deride bir tünel açar. Deriye girdikten bir kaç hafta sonra allerjik reaksiyon gelişir. Bunun sonucunda özellikle geceleri artan bir kaşıntı ortaya çıkar.
İnsan uyuzu kişiden kişiye sıkı temas ile bulaşır. Bulaştıran kişi arkadaş veya aile bireyleri olabilir. Hastalık daha çok düşük gelirli, kötü hijyene sahip ailelerde görülür. Kalabalık halde yaşanan kötü hijyene sahip bireylerde daha sık görülebilmesine rağmen herkes de görülebilir.
Dişi akar deride tünel kazarken, yumurtalarını bırakır ve allerjik reaksiyon oluşturan bir sıvı salgılar. Larva ve yavru akarlar deri yüzeyine doğru ilerler ve erişkin bir akar olmak üzere büyür. Eğer bir akar deriden kazınırsa yaklaşık olarak 24 saat yaşar. Hastalık bulaştıktan bir ay sonra uyuz olan kişide kaşıntı başlar.
Hastalık nasıl tanınır?
En erken ve belirgin bulgu özellikle geceleri artan kaşıntıdır. Erken dönemde kırmızı kabarcıklar, kurdeşen benzeri döküntüler ve su kabarcıkları görülebilir. İlerlemiş olgularda deri kabuklu ve pulludur.
Uyuz derinin daha sıcak olduğu kıvrım bölgelerinde daha sık görülür. Parmak araları, el bileği ve dirsekler, kalçalar ve göbek bölgesi, göğüs bölgesi ve penis sık görüldüğü alanlardır. Ayrıca akarlar yüzük altında, bilezik ve saat altında ve tırnak altında bulunmaya eğilim gösterir. Çocuklarda hastalık tüm vücudu, el, ayak tabanlarını ve yüzü de tutma eğilimindedir.
Çocuklar gece boyunca kaşıntı yüzünden uyuyamadıklarından yorgundurlar. Kaşınan yerlerde ikincil olarak bakteriyel infeksiyon gelişebilir. Bir çok çocuk hasta uyuzu için değil, ikincil bakteriyel infeksiyonu için tedavi edilir. Bakterial infeksiyonun tedavi edilmesi biraz rahatlama sağlasa da uyuz tedavi edilmediğinden hastalık tekrar eder.
Kabuklu Uyuz
Kabuklu uyuz hastalığın bulgularının oldukça şiddetli geçtiği bir uyuz şeklidir. El ve ayaklarda olmak üzere vücudun geniş alanları kabuklu ve pulludur. Bu kabukların altında binlerce akar ve yumurtası vardır. Deri kalınlaşmış olduğundan ve ilaçlar akarlara yeterli derecede etkili olamadıklarından tedavisi zordur. Bu tip uyuz yaşlı hastalarda, AIDS li hastalarda veya bağışıklık sistemi bozuk olan kişilerde görülür.

Tanı
Dermatoloji Uzmanının yapacağı dikkatli bir muayene tanıyı koydururur. Bir çok hastalık spesifik bir test yapılmadan kolaylıkla tanınır. Bazı şüpheli olgularda şüpheli alana bir damla yağ damlatılır ve hafifçe alınan bir kazıntı mikroskopta incelenmek için cama yayılır. Tanı akarın veya yumurtalarının görülmesi ile konulur.
Kimler daha fazla riske sahiptir?
Uyuz, bir birine yakın teması çok fazla olan çocuklu ailelerde, yatılı yerlerde kalan çocuklarda ve huzur evlerinde kalan yaşlılarda sık görülür. Ailesel uyuz durumlarında iki yaşın altındaki çocuklar ve sıkı teması bulunan aile bireyleri risk altındadır.
Yaşlılarda – Huzur evinde yaşayan yaşlılarda görülen uyuz geç tanı konulması ve diğer hastalıklarla karışması açısndan büyük problem oluşturmaktadır. Bu gecikme nedeniyle hastalık diğer yaşlılara da bulaşmaktadır. Yaşlılar günlük aktivitelerinde yardıma muhtaç olduğundan hasta bakıcılar da hastalık açısında risk altında kalmaktadırlar.
Uyuzun tedavisi
Uyuzun tedavisi kolay ve çabuktur. %5 permetrin içeren kremler gece yatmadan evvel tüm vücuda uygulanır ve sabah yıkanılır. Krem, kuru bir cilde tüm vücudu kaplayacak şekilde (el, parmak araları, ayak tabanı, kasık ve cinsel bölge, tırnakların altı, küçük çocuklarda yüzü de içerecek şekilde) sürülmeli ve 8-14 saat vücutta kalmalıdır.Bir hafta sonra özellikle küçük çocuklara hala bulgu varsaikinci bir tedavi yapılmalıdır. % 5 permetrinin tek bilinen yan etkisi özellikle şiddetli uyuz olgularında yanma ve batmadır. Bütün bulgular tedaviden 4 hafta sonra gerilemiş olmalıdır.
Diğer bir etkili bir tedavi yöntemi %1 lik lindan solüsyonunun kullanımıdır. Bir veya iki kere yapılan gece uygulaması oldukça etkilidir. Lindan solüsyonu sürüldükten 8-12 saat sonra yıkanmalıdır. Doktorunuzu tavsiye ettiği dozdan fazla uygulama yapılmamalı, ikinci bir uygulama yapılacaksa 7 gün ara verilmelidir. Lindan bebekler, küçük çocuklara, hamilelere ve emzirenlere, felçlilere ve nörolojik hastalığı olanlara uygulanmamalıdır.
Kükürtlü merhemlerde tedavi de kullanılabilir. Antihistaminikler kaşıntıyı baskılamak için kullanılırlar.
Tedavi yapılırken evde yaşayan tüm aile bireyleri de tedavi edilmelidir. Hastalık yaygın epidemi yaptığında risk altındaki tüm gruplar tedavi edilmelidir. Aile bireylerinin hepsi bir arada tedavi edilmeli, hatta yakın teması olan arkadaşlar, bakıcılar ve sınıfta yakın teması bulunan kişiler de tedavi edilmelidir. Kıyafetler ve yatak örtüleri yıkanmalıdır.

Uyuzun başarılı bir şekilde ortadan kalırılması için aşağıdakiler gereklidir:

Tedaviye başlamak için bir an önde doktora başvurun.
Uyuza yakalanma düşüncesi sizi rahatsız etmesine rağmen unutmayın ki uyuzun kişisel temizlikle ilgisi yoktur.
Hastalığa sahip olan ve yakınında bulunan kişiler tedavi edilmelidir.
Hastalığın kuluçka devresi 6-8 hafta olduğundan hastalığa ait bulgular hemen görülmez.
Eğer herkes tedavi edilmezse hastalık kontrol altına alınamaz.
İlacı boyundan ayak ucuna kadar her yere uygulayın.
Uygulamadan sonra ellerinizi yıkarsanız, ellerinize yeniden ilaç sürmelisiniz.
Bütün kişesel eşyalarınızı yıkayınız.
Yıkamak istemediğiniz elbiseleri kurutma makinesinde 30 dakika kurutunuz veya kuru temizlemeye veriniz.
Ev hayvanlarının tedavi edilmesine gerek yoktur.
Kaşıntı hastalığın başarılı bir tedavisinden sonra bir iki hafta devam edebilir.
Eşyaların bir plastik torbaya konulup iki hafta bekletil mesi ile akarlar beslenemedikleri için ölür.
Yatak çarşafları ve kılıfları yıkanmalıdır.
Ne yapılmamalıdır?
Uyuzu olan kişinin derisini deterjan ve sabunla sertçe oğuşturması hastalığın kötüleşmesine neden olabilir.
Doktorunuz tarafından önerilmedikçe kortizonlu veya başka ilaçlar içeren kremler kullanılmamalıdır.
Doktorunuz tarafından önerilmedikçe, tedavi iki kereden fazla tekrar edilmemelidir.

TIRNAK PROBLEMLERİ VE ENFEKSİYONLARI

admin Sağlık Mayıs 6th, 2010 |  Yorum yok »

bu enfeksiyonlar estetik açıdanda pek hoş değildir. Tırnağın en önemli fonksiyonu koruma fonksiyonudur. Tırnak problemleri oldukça sıktır. Sedef ve egzema gibi hastalıklarda, travma sonrasında, ilaçların yan etkisi olarak ve bazı cilt hastalıklarında tırnaklarda değişikler görülür. Tırnaklarda görülen bozuklukların en sık nedeni mantar enfeksiyon olmakla beraber, bakteri enfeksiyonları da tırnaklarda bozukluk yapabilir.
Sistemik hastalıklarda tırnak bozuklukları:
Beau çizgileri (Yatay Oluklanma): Genellikle travma sonrası görülen tırnak yatağındaki yatay kmedir. Ağır beslenme bozuklukları, yüksek ateş ve bazı ilaçların alınması sonrasında görülür. Özellikle kronik egzamalarda da tırnakta yatay çizgi oluşabilir. Tırnak yatağındaki büyümenin bir süre durması bu oluklanmaya neden olur. Bu oluklanma neden olan olaydan bir ay sonra fark edilir ve kendiliğinden geriler tırnak uzadıkça ileri doğru gider ve kaybolur.

Onikolisis (tırnağın yatağından ayrışması): Tırnağın uç kısmının tırnak yatağından ayrılmasıdır. Sıklıkla guatr, sedef, egzama, liken gibi hastalıklar tetrasiklin gibi antibiyotikler bu duruma neden olabilir. Bazen bu durum kalıcı olabilir.

Onikoreksis (tırnakta boyuna sırtlanma ve oluklanma): Bu durum yaşlılarda, romatizma, damar hastalıklarında ve liken dediğimiz cilt hastalığında görülür. Genellikle bu durum kalıcıdır.

Koilonişi (Kaşık tırnak): Tırnağın kaşık şeklini alması en sık demir eksikliğine bağlı kansızlıkta görülür. Normal olarak çocuklarda da görülebilir. Tedavi ile ya da yaş ilerledike düzelir.
Lökonişi (tırnaklarda beyaz lekeler): Tırnaklarda görülen beyaz lekeler böbrek hastalıkları, siroz gibi hastalıklarda görülebileceği gibi kendiliğinden de görülebilir.
Pitting (Yüksük tırnak): Tırnaklarda minik çukurcukların görülmesi durumudur. Sedef, saçkıran ve egzemada görülebilir. Bu hastalıklar tedavi edilse bile tırnaklarda çukurcuklar kalabilir.

Tırnakta görülen enfeksiyonlar:

Onikomikosis (Tırnak Mantarı): Oldukça sık görülen bir hastalıktır. Özellikle sıcak, nem, travma, şeker hastalığı ve ayak mantarı olanlarda sıktır. Tırnağın şekli bozulmuş, kalınlaşmış, sarı kahverengi renktedir ve bazen ağrı görülebilir.
Paronişi (Dolama): Tırnak kıvrımında ağrı şişlik ve kızarıklık şeklinde görülen bir enfeksiyondur. İleri aşamada bu blmde cerahat gelişir. Travmanın neden olabildiği bir bakteri enfeksiyonudur ve antibiyotiklerle tedavi edilir.
Kronik olgular ise mikrobik olmaktan çok allerjik ve tahriş egzamalarına bağlı olarak gelişir ve tırnak eti ortadan kalkmıştır. Bu kişiler tırnak etlerini koparma alışkanlığına sahiptirler veya ellerin devamlı su ile temasta olduğu bir işte alışmaktadırlar. Genellikle ikincil olarak mantar enfeksiyonu da eklenmiştir. Tedavide öncelikle su teması engellenmelidir.
Sjiğiller: Tırnak kenarlarında görülen siğiller Human Papilloma virüsün yaptığı bir enfeksiyondur. Bu siğillerin tedavileri zordur, genellikle tırnak altına doğru yayılırlar. Bu kişilerde genellikle tırnak yeme alışkanlığı vardır.
Tırnaktaki tümörler:
Müköz kist: Müköz kist st tırnak kıvrımında yumuşak bir şişlik şeklinde görülür, aralıklı olarak gelimsi bir sıvı salgılar, bazen de tırnak altında görülebilir. Tırnakta uzunlamasına bir oluk oluşturabilir. Eğer altında bulunan eklem ilişkili olursa osteoartrie neden olabilir. Tedavisi cerrahi olarak yapılır.
Piyojenik granuloma: Hamilelik, travma ve bazı ilaçların alımı ile gelişen damarlardan oluşan bir tümördr. Hızlı büyür, mavi kırmızı renktedir ve travma ile kolaylıkla kanar. Tedavisi cerrahi olarak yapılır.
Glomus tümörü: Tırnak yatağındaki glomus hücrelerinden oluşan damar yapıda bir tümördür. Tırnakta kırmızı- mavi bir alan şeklinde görülür. Ağrı ve ısı değişikliklerine duyarlılık vardır. ,Sıklıkla ağrıyı gidermek için cerrahi işlem gerekir.
Longitudinal melanonişi: Özellikle esmer kişilerin tırnaklarında boyuna çizgi şeklinde kahverengi renk değişikliği görülebilir. Bu durum tırnak yatağındaki bir benden de kaynaklanabilir. Ayrıca bazı sistemik hastalıklarda, travmaya bağlı olarak, mantar enfeksiyonu ve özellikle melanom dediğimiz cilt kanserinde de bu bulgu görülebilir. Bu rengin tırnak kıvrımına doğru yayılması zelikle melanom olan olgularda görülür. Bu renk değişikliğini açıklayabilecek bir durum yoksa tırnak yatağından biyopsi alınmalıdır. Bu bölgedeki cilt kanserinin gidişatı ktdr.

İlaçlara bağlı tırnak bozuklukları: Bir çok ilaç tırnak bozukluğuna neden olabilir. Kahverengi ve siyah renk değişikliği, lökonişi, kanama alanları, Beau çizgileri, melanonişi, kalınlaşma, yüksük tırnak, mavi-gri, sarı, mor renk değişikliği, paronişi, piyojenik gronülom, gevrek tırnak, onikolisis çeşitli ilaçların alımı ile gelişebilen tırnak değişiklikleridir. Piyojenik gronülom dışındaki tırnak bozuklukları ila kesilince gerilerler.

Ayrıca bir çok genetik hastalıkta da tırnaklarda çeşitli bozukluklar görülebilir

, ,