Son albümü “İki Melek”in kapak fotoğrafının esinlenme olduğu çok konuşulan Bengü, albümü yaparken çok iyi bir yorumcu olduğunu keşfettiğini, artık kendisine iyice güvendiğini anlatıyor. Başlangıçta şeker kız iken, seksi bir kadına dönüşmesi, şimdi beyazlar içinde melek olarak karşımıza çıkmasını ise, popüler dünyanın gerektirdiği dinamizm olarak açıklıyor.
Beşinci albümünüz ”İki Melek” çıktı. Ne kadar zamanda tamamladınız albümü?
Çok başarılı isimlerle, yedi, sekiz aydır üzerinde çalışıyorduk. Albümün çoğunun aranjesini Volga Tamöz yaptı. Serdar Ortaç’ın “İki Melek” adlı parçası, albüme adını veren parça. Şehrazat’ın bir, Sinan Akçıl’ın üç ve benim iki parçam var.
Bu albümün, diğer albümlerinizden farkı ne?
Olgunluk dönemimi anlatıyor. Kendimi olgun, ayakları yere basan ve çok güvenli hisse-diyorum. İlk defa bu kadar çok arkasında durduğum bir işle dinleyenlerimin karşısındayım.
Bu yaz iki yüz albüm çıkmış. Sizinkini neden alalım?
Öncelikle müzik dinletecek, müziğin hakkını veren bir albüm. Bütün albümlerimde iki, üç şarkı hit olmuştur, ama ben, bu sefer, on şarkı için de, acaba bu şarkı ile mi çıksak dedim.
Bu albümle beraber, kendinizde keşfettiğiniz bir şey oldu mu?
Çok şey oldu: “Çok iyi yorumcuymuşum ben ya!” dedim. Kendimi tutmadan çok daha iyi şarkı söyledim.
Sizin gibi, Sıla da başlangıçta Kenan Doğulu’nun vokalistiydi. Sıla’nın müziğini nasıl buluyorsunuz?
Ben vokalistliği bitirdiğim dönem Sıla başlamıştı. Sıla’nın besteleri, sözleri çok güçlü; çok iyi bir müzisyen.
Sıla daha çok Kenan Doğulu’yla çalışırken siz Serdar Ortaç’tan şarkı alıyorsunuz.
Bu gidip seçeyim, hadi şimdi Serdar’dan, yarın da Kenan’dan alayım tabii ki değil: Bir tesadüf, bir enerji buluşması. Serdar’la dört, beş sene önce serüvenimiz başladı ve onun besteleriyle çok güzel bir uyum içinde olduğumu düşünüyorum.
Neyi yakaladınız Serdar Ortaç’ta?
Onun besteleriyle benim sesim müthiş bir uyum sağladı diye düşünüyorum. Çok iyi bir dostluğumuz var, her zaman yanımda, benim desteğim…
Ben, sizi, önceleri şirin, şeker kız iken, Serdar Ortaç’la çalıştıktan sonra mayolu pozlarıyla seksi bir kadın olarak gözlemledim.
Popüler müzik yapıyor, popüler dünyaya hizmet ediyoruz. Dolayısıyla görünüşümüz ve duruşumuzla her türlü bir dinamizm içerisinde olmamız lazım. Ben ne hissediyorsam onu giyip öyle görünüyorum.
Yani kendi iç yolculuğunuza mı denk geldi bu dönüşüm?
Aslına bakarsanız, böyle çok derin düşümeye, yolculuğa çıkmaya gerek yok. Ben bir iş yapıyorum, müzik üretiyorum. Müzik üretirken de bunun gerektirdikleri var: İyi fotoğraflar, güzel bir klip, insanlara görsel bir şeyler de sunabilmek. Bu tarzlar da bunun bir parçası. İşin imaj kısmı bu. Gayet basit.
Serdar Ortaç’la çalışmakla Kenan Doğulu’yla çalışmak arasında nasıl farklar var?
Ben Kenan’ın sahnesinde büyüdüm, o sahnede çok şey öğrendim. Benim ilk öğretmenim, ilk hocamdır; yeri apayrı. Hayatımda, kariyerimin devam ettiği adımları yaşarken de hep yanımda Serdar’ın desteği vardır. O da sahnede çok büyüktür. İşine saygısını, disiplinini çok örnek alırım.
Serdar Ortaç’ın en zor tarafı nedir?
(Gülüyor) En zor tarafı? Yani biz birbirimizi çok sevdiğimiz için, en zor tarafını hakikaten bilmi-yorum… Belki de şu: İşinde zor ve çok detaycıdır. Mükemmelliyetçi bir adamdır.
Albüm kapağındaki fotoğ-rafları Mehmet Turgut çekmiş. Bu fotoğraflar için Thalia’nın albüm kapağından esinlenilmiş denildi.
Mehmet, çok başarılı, fotoğraf ötesinde şeyler görüp yaratan; sürreal bir kafası ve gözü olan bir sanatçı. Fikir onundu ve port-föyüne girip baktığınızda da, bunu zaten 2003-2004’te yaptığını görüyorsunuz.
Şeniz Erten/Hürriyet