Estetik Cerrahi | Cilt Güzelliği

Estetik Cerrahi

Sayfa:12

Erkekler estetikte kadınlarla yarışıyor

Perşembe, Şubat 18th, 2010

Erkekler en çok burun ameliyatı yaptırıyor. Saç ekimi ameliyatı ise ikinci sırada yer alıyor.

Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Erol Kışlaoğlu, günümüzde estetik cerrahinin sunduğu imkânlarla bir insanı adeta baştan aşağı yenilemenin mümkün olduğunu söylüyor. Günümüzde artık kadınlar kadar erkekler de güzel ve genç görünmek için estetiğin imkânlarından yararlanıyor. Deyim yerindeyse erkekler artık, estetikte kadınlarla yarışır hale geldi. TÜBİTAK ödüllü Prof. Dr. Erol Kışlaoğlu, erkeklerin en çok tercih ettiği estetik operasyonlarla ilgili olarak merak edilen soruları yanıtladı.

Ne zamandan beri erkek müşteriler arttı?

Son birkaç yıldır erkek müşteri sayısında artış olduğunu söyleyebiliriz. Eskiye oranla önyargıdan çoğunlukla kurtulmuş olduklarını görüyoruz.

Erkekler de kadınlar kadar estetik yaptırıyor mu artık?

Estetik operasyona başvurma oranı dünya ortalamasında kadınlarda yüzde 88, erkekler yüzde 12’lerde. Oysa bu oran Türkiye’de yüzde 79’a yüzde 21. Türkiye erkek oranındaki yükseklik ile dünya sıralamasında Çekoslovakya dışında bütün Avrupa ülkelerinin önünde ve yedinci konumda. Birincilik ise yüzde 61’e yüzde 39 oranıyla Hindistan’da. Henüz hiç bir ülkede erkekler kadınların önüne geçememiş.

http://i47.tinypic.com/20u2trr.jpg

Erkekler en çok hangi şikâyetlerle geliyorlar ve en çok ne yaptırıyorlar?

Son zamanlarda gerek iş hayatının, gerek sosyal hayatın yarattığı rekabet ortamı erkekleri de daha genç, daha dinamik ve daha yakışıklı olmaya yöneltiyor. Genellikle iş adamları, yöneticiler, avukat ve doktorlar bu konuda başı çekiyor ve estetik cerrahların kapısını çalıyorlar. Erkeklerin en çok yaptırdığı ameliyat burun ameliyatlarıdır. İkinci sıklıkla yapılan ameliyat saç ekimi ameliyatıdır. Erkekler saç ektirerek hem kendi doğal saçlarına kavuşuyorlar, hem de daha genç ve yakışıklı görünerek toplumsal rekabette kendilerine avantaj sağlamış oluyorlar.

Gençlik arayan bir grup erkek de 50’li 60’lı yaşlarda olup genç kadınlarla ilişki kuran erkekler. Bunlar genellikle yüz gençleştirme ameliyatlarını talep ediyorlar. Bunların başında da göz torbalarının alınması, kaşların kaldırılması, yüzdeki kırışıklıkların giderilmesi (Botox) başta geliyor. Yüz germe ameliyatı olan erkeklerin sayısı da her geçen gün artıyor. Özellikle son zamanlarda endoskop ile yaptığımız alın ve yüz germe ameliyatları, iz olmaması bakımından ve yüz dokularını yukarı doğru kaldırdığından daha natürel ve kalıcı sonuçlar vermesi bakımından da erkekler tarafından daha çok tercih ediliyor.

Bel bölgesinde biriken yağların liposuction (yağ emme) ile alınması da erkeklerde çok uygulanan bir operasyondur.

Erkeklerde memelerin iri ve yağlı olması durumunda da liposuction ile memelerin küçültülmesi sık başvurulan bir yöntemdir.

Yine son zamanlarda penise kendi vücudundan alınan yağın enjeksiyonu ile penisin büyütülmesi çok başarılı ve erkeklere çok uygulanan bir yöntemdir.

Kepçe kulak estetiği de erkeklerin sık yaptırdıkları ameliyatlar arasındadır.

Saç ektirme operasyonu hakkında da bilgi alabilir miyim? Hangi yöntemler kullanılıyor?

Dünyadaki erkeklerin % 70’i kalıtımsal nedenlerle ve çok erken yaşta saçlarını kaybetmekte, gençliğin ve yakışıklılığın sembolü olan saçları kaybetmemin kişilerde fiziksel, sosyal ve psikolojik sorunlar yarattığı gözlenmiştir.
Yüzyıllardır erkek ve kadınların korkulu rüyası haline gelen kellik için artık günümüzde gerek kozmetik gerekse tıbbi yönden birçok tedavi keşfedilmiş ve uygulanmaktadır. Tıbbın önerdiği medikal ve cerrahi tedaviler kellik sorunu için uygun vakalarda kesin çözüm sağlamaktadır. 1939’da keşfedilen saç nakli bugün Avrupa ve Amerika’da erkeklerin en sık tercih ettiği estetik cerrahi girişimdir.
Başarılı bir saç ekimi sonrası görüntünüz daha iyi hale gelirken kendinize güveniniz artacak; çevreniz ile yeni ilişkiler kurarken kendinizi daha güçlü hissedeceksiniz.

Sigara, yaşlanma, hormonal değişiklikler, ailevi yatkınlık, aşırı kilo alma veya hızlı kilo kaybı, uzun süren ateşli hastalıklar, bazı ilaçların alımı veya ani kesilmesi, yanık veya travma gibi etkenler saçınızın dökülme nedeni olabilir.

Kişinin durumuna ve isteğine bağlı 2 teknik uygulanmaktadır.

1- SAÇ TRANSPLANTASYONU (Saç ekimi / Nakli Fut tekniği)
Saç nakli, lokal anestezi yapılmaktadır. İşlem ortalama 3.5 – 4 saat kadar sürer. Saç naklinde, ömür boyu dökülmeye dirençli olan ense bölgesindeki saçlardan estetik cerrahi müdahale ile ufak bir şerit alınır ve bu şerit üzerindeki sağlıklı saç kökleri tek tek ayrılarak tamamen dökülmüş ya da seyrelmiş alana nakledilir.
Saç nakli sırasında kişinin mevcut saçları kesilmez ya da zarar görmez. İşlemin hemen ertesi günü işinize dönebilir veya seyahat edebilirsiniz.
Ekilen saçlar ömür boyu dökülmez. Saç ekiminden sonra 8 ile 12 hafta içerisinde ekilen saçlar tamamen çıkmış ve uzuyor olacaktır.

2- SAÇ TRANSPLANTASYONU (Saç ekimi / Nakli Fue tekniği)

Enseden şerit çıkarılmadan gerçekleştirilen saç ekimi tekniğidir.

Donör alandaki saçlar işlem öncesinde 3 mm uzunluğunda kısaltılır.

Lokal anestezi altında Özel bir cerrahi aletle (çapı 1 mm’nin altındadır) saç folikülleri çıkarılır.

Ve ön taraftaki seyrelmiş ya da tamamen açılmış alana nakledilir. Gerekli saç sayısıyla ilgili olarak 3 – 4 gün arayla 1 kaç kez uygulanabilir. Alınan ikincil iyileşmeye bırakılır. Ekim yapılmış saçlar 6 ayın sonunda kestirilebilir hale gelmiş olurlar.

Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı

Prof. Dr. Erol KIŞLAOĞLU

www.estetikcerrahi.com

Tel : (0216) 302 80 80

Sıra kirpik estetiğinde

Salı, Temmuz 28th, 2009

Estetik ameliyat yeniliklerine her gün yenisi ekleniyor. Artık göz kapaklarına kirpik ekiliyor, isteyenlerinki yukarı kıvrılıyor. Bu iş için gerekli saç kökü enseden alınıyor.

Uzun, kıvrık kirpikler yüzyıllardır dişiliği güçlendiren, vurgulayan özellikler olarak biliniyor. Bu nedenle de zaten daha çekici ve dişi bir görünüme sahip olmak için ense kıllarını artık göz kapaklarında taşıyor pek çok kadın. Kılların enseden alınması ve göz kapaklarına teker teker ekilmesi ise 1,5-2 saat sürüyor. Ekim işlemi lokal anesteziyle gerçekleştiriliyor, yani sadece göz kapağı ve ense uyuşturuluyor.

“Türkan Şoray kirpikleriyle” göz kırpabilmenin bedeli ise 1000-2000 YTL civarında. Ancak yöntemin küçük bir sakıncası var: Ekilen kirpiklerin uzaması durmuyor! Yani zaman zaman elinize makası alıp onları kısaltmanız şart.
Sorularımızı yanıtlayan Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Plastik-Estetik Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı ve Este 7 Estetik Birimi Yöneticisi Prof. Dr. Ahmet Karacalar’a kirpik ekimi için başvuran pek çok hasta var…
Size kimler başvuruyor?

Kirpik sorunu olanlar. Mesela yanık, kaza ya da kemoterapi ve radyoterapi alanlarda kirpikler dökülebiliyor. Nedeni belli olmayan dökülmeler de var. Bir de yaş arttıkça kirpikler azalıyor, seyreliyor ya da dökülüyor. Şu ana kadar bu hastalara kirpik ekimi yapıyorduk. Ancak artık insanlar estetik amaçlı da kirpik ektirmeye başladı. Bize her ay birkaç kişi bunun için geliyor. Ancak kirpik ekebilmek için göz kapağı kıvrımında sağlam ve sağlıklı bir doku olması şart.

Yöntem nasıl işliyor?

Saçlar uygun değil. Dolayısıyla enseden kıl alıyoruz. Bunlar yumuşak ve yavaş uzadıkları için kirpiğin yapısına uygun. Göz kapağının kenarına delikler açıp kılları, kökleriyle birlikte teker teker yerleştiriyoruz. Birkaç hafta içerisinde bu kıllar dökülüyor. Onlar cansız çünkü. Ektiğimiz kıl kökünün de bir uyku aşaması oluyor. Bu iki-üç ay sürebilir. İki-üç ay sonra o bölgede kirpikler tekrar uzamaya başlar. Bu kıllar yavaş uzar. Kılların kirpik gibi olabilmesi için altı-yedi ay gerekiyor.

“20-30 kıl kökü ekilebiliyor ve orada sürekli kirpik ürüyor”

Ekilen kirpiklerle kişinin kendi kirpikleri arasında doğal olmayan farklılıklar oluyor mu?
Kirpikler arasında zaten doğal olarak farklılıklar vardır. Kimisi kısa, ince, kimisi uzun veya kalındır. Büyüme aşamaları farklı çünkü. Dolayısıyla yapay bir durum söz konusu olmaz. Biz sadece kendi kirpiklerinizin aralarını dolduruyoruz, kirpikleri sıkılaştırıyoruz. Kendi kirpiğinizin üstünde farklı kirpikler ya da doğal olmayan, dikkat çeken bir durum olmuyor. 20-30 tane kıl ekilebiliyor ve kökler orada artık sürekli kirpik üretiyor. İşlemi tekrarlamak gerekmiyor.
Nakledilen kirpiklerin aşağıya ya da yana doğru uzama riski var mı?

Ekimi yanlış yaparsanaz ters yöne uzarlar tabii. Burada kirpiklerin yönünü ayarlamak en kritik nokta. Yönünü ayarlayabilmek için zaten kökü üzerindeki kılla birlikte ekiyoruz. Kıl yukarı doğru bakmalı. Eğer kökü kılsız ekerseniz yönü ayarlayamazsınız ve kirpik rasgele uzar. Bu, çok dikkatli yapılması gereken, mikrocerrahi uzmanlığı gerektiren bir iş. Büyütmeli gözlükler hatta mikroskop altında yapıyoruz kirpik ekim işlemini. İşlemin tek bir sakıncası var: Ekilenler kirpikler daha fazla uzar. Bir süre sonra onları kesmeniz gerekiyor. Ancak yavaş uzuyorlar. Dolayısıyla hastalarımız bundan şikayetçi değil.

“Kalça gamzesi ve kulak memesi estetiği isteyen bile var”

Kirpik ekme dışında başka sıra dışı talepler var mı?

Çok var. Kalça üstü gamze estetiği yaptırmak için bile gelenler var. Ayrıca kulak memesi estetiğine talep ciddi anlamda arttı; küçültme, kulak deliğinin büyümesi ya da kulak memesinin yırtılmasıyla ilgili operasyonlar yapıyoruz. Ayak estetiğine de bir yöneliş var. Nasır oluşmaması için topuklara hiyeluronik asit enjekte ediyoruz; terleme ve kokuya karşı da ayaklara botoks yapıyoruz. Bazen ikinci parmak, ayağın başparmağından daha uzun oluyor. Parmağı cerrahiyle kısaltabiliyoruz.

BADE GÜRLEYEN / Milliyet

Meme kanserine estetik ile yeni hayat

Salı, Temmuz 28th, 2009

Meme kanseri dünyada kadınlar arasında en sık görülen kanser tipidir. Araştırmalara göre, her 8-9 kadından biri meme kanserine yakalanmaktadır. Meme kanseri bir kadının hayatı boyunca yaşayabileceği en büyük travmalardan biridir.

Meme kaybı sonrası kadınlarda, sıklıkla depresyon, cinsel istek kaybı, beden algılamasında bozulma, hastalığın tekrarlamasına ilişkin endişeler ve uygun giysi bulmada güçlük gibi bir dizi sorunlar gözlenmektedir.

Acıbadem Maslak Hastanesi’nden Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Şükrü Yazar, meme onarımının çoğu hasta için hayata yeni bir başlangıç olduğunu, meme onarımı yapılan hastaların aile ilişkilerinin ve cinsel yaşamlarının daha uyumlu olduğunu söyledi. Doç. Dr. Yazar, meme onarımının hastaların ruhsal durumlarını güçlendirerek hastalıkla daha iyi mücadele etmelerini sağladıklarını da vurguladı.

Artık doğal memeye çok benzeyen meme yapabiliyoruz

Tıpdaki yeni gelişmeler sayesinde artık cerrahlar doğal memeye çok benzerlik gösteren bir meme oluşturabiliyor. Meme onarımı bu yönüyle bakıldığında bir kozmetik ameliyat değil, bir onarım (rekonstrüksiyon) ameliyatıdır. Yani hastalık nedeniyle kaybedilen bir uzvun yerine konulmasıdır.

Gelişmiş ülkelerde meme kanseri, genel cerrahi, plastik ve rekonstrüktif cerrahi, medikal ve radyasyon onkolojisi uzmanlarının oluşturduğu bir ekip tarafından tedavi edilmektedir. Bu ekip ameliyat öncesi hastayı değerlendirir ve hasta için en uygun tedavi seçeneğini belirler.

Meme onarımında doğru zaman hangisi?

Memesini kanser sebebiyle kaybeden kadınlar en çok bu ameliyatı ne zaman yaptırmalarının doğru olduğunu merak eder. Doç. Dr. Şükrü Yazar, hemen her kadında meme onarımı yapılabileceğini belirterek, şöyle konuştu:

“Meme onarımı, anında yani mastektomi (kanserli memenin alınması) ile eş zamanlı veya daha sonraki dönemde (geç onarım) yapılabilir. Eş zamanlı onarımın kozmetik sonuçları çok daha iyidir. Genelde erken evre kanserlerde uygulanır.

Erken onarımın en önemli avantajı meme derisi korunarak mastektomi yapılan hastada eş zamanlı olarak meme onarılmasıdır. Böylece memenin alınmış olmasından dolayı hastanın yaşayacağı psikolojik travmanın azaltılması mümkündür.

Diğer avantajı ise daha ekonomik olmasıdır.” Bazı hastalar başka bir cerrahi işlem yaptırmak istemedikleri bazıları da kanser teşhisini kabul etmekte zorlandıklarından dolayı, meme onarımı ameliyatını daha geç düşünüyor.

Bazı hastalara da cerrahları tarafından beklemeleri tavsiye edilmiş olabiliyor. Ayrıca şişmanlık, yüksek tansiyon ve sigara kullanılması gibi durumlarda da hastaların beklemeleri tavsiye edilebilir.”
Meme nasıl onarılıyor?

Meme onarımının başlıca üç aşaması var:

 Meme dokusunun oluşturulması
 Meme başı ve areolanın onarımı
 Memeler arası simetrinin sağlanması

Meme oluşturmada iki yöntem var

Alınan memenin yeniden oluşturulması genel olarak iki şekilde yapılabilir:

1- Meme protezleri
2- Hastanın kendi dokuları (otojen dokular)

Ameliyat yönteminin seçiminde, onarımın ne zaman yapılacağı, hastanın genel sağlık durumu, yaşı, vücut özellikleri, yapılan mastektominin özellikleri, radyoterapi uygulanıp uygulanmadığı, diğer memenin durumu, hastanın tercihleri ve plastik cerrahın cerrahi tecrübesi ve yetenekleri gibi birçok faktör rol oynar.

Protez ile onarım kısa sürüyor

 Meme protezleri içi jel ve serum fizyolojik (tuzlu su) ile doldurulan olmak üzere başlıca iki tiptir. Her iki protez tipinde de dış yüzey silikon bir çeperden oluşmaktadır.

 Hastanın durumuna göre doğrudan protez yerleştirilerek onarım yapılabildiği gibi (eşzamanlı onarımlarda), önce göğüs duvarındaki yumuşak dokuları genişletmek için “doku genişletici “adı verilen balon yerleştirilir, daha sonra bu balon çıkarılarak yerine kalıcı meme protezi konur (geç onarımlarda).

 Protez ile meme onarım ameliyatı, teknik olarak daha basit ve süresi daha kısa ve bir yöntemdir.

 Bu ameliyat ile vücuda yabancı bir cisim yerleştirilmektedir. Bu tür onarımlarda enfeksiyon, silikon sızması ya da protezin sönmesi gibi sorunlarla karşılaşılabilir.

 Bu yöntemin diğer önemli bir sakıncası da, silikon protez çevresinde sert doku gelişmesi durumunda memenin yeterince doğal bir görüntüye sahip olmamasıdır.

Karın, sırt, kalça ve bacaktan doku alınıyor

Kendi dokusu ile meme onarımları daha karmaşık ve cerrahi tecrübe gerektiren ameliyatlardır. Otojen doku olarak sıklıkla karın, sırt, kalça ve bacaktan hazırlanan dokular kullanılır. Bunlar;

 Karın alt bölümündeki deri ve deri altı yağ dokusu, karın ön duvarındaki kaslardan birisi kullanılarak meme onarımı gerçekleştirilir. Bu ameliyat sırasında hastaya aynı zamanda estetik karın germe ameliyatı da yapılmış olur.

 Sırt yan tarafındaki kas da meme bölgesine taşınarak meme onarımında kullanılır. Bu yöntemde sırttaki ameliyat izi genellikle sutyen altında gizlenir.

 Kalça ve bacak bölgesindeki deri ve deri altı yağ dokusu serbest doku aktarımı yani mikrocerrahi yöntemi ile meme bölgesine taşınarak meme onarımı yapılır.

 Bu tip serbest doku aktarımı yöntemi ile meme onarımında deri deri altı yağ dokusu besleyici damarları ile birlikte bağlı bulunduğu karın, sırt veya kalça bölgesinden tamamen ayrılır ve damarları alıcı bölgedeki damarlara dikilerek yaşaması sağlanır.

 Bu ameliyatı yapabilmek için plastik cerrahın mikrocerrahi konusunda deneyimli olması gerekir. Çünkü ince damarların birbirine dikilmesi mikroskop altında mümkün olmaktadır.

 Meme ucu, bölgedeki dokulardan yapılır. Çevresindeki koyu renkli alan için döğme yapılabildiği gibi, karşı meme başından ya da kasıktan alınan deri kullanılabilir.

 Memeler arasında simetriyi sağlamak amacıyla karşı memeye bazı operasyonlar uygulanabilir. Bunlar karşı memenin küçültülmesi, dikleştirilmesi veya büyütülmesi şeklinde olabilir.

Normale dönme 2-4 haftayı buluyor

Ameliyat sonrası ağrı büyük ölçüde ilaçlarla ile giderilebilir. Ameliyatın boyutuna göre 2 ile 5 gün hastanede kalmak gerekebilmektedir. Ameliyatta genellikle sıvıların birikmesini engelleyen drenler konabilir ve bunlar ameliyat sonrası ilk birkaç gün içinde alınırlar.

Meme onarımı ameliyatından sonra normal günlük aktivitelere geri dönmek yapılan ameliyatın boyutuna göre değişmekle birlikte 2 – 4 hafta arasında değişebilir. Protez ile meme onarın ameliyatlarında ise bu süre bu süre daha kısa olabilir. Rekonstrüksiyon ile normal duyu kazanılmaz; ancak, zaman içinde bir miktar duyu gelebilir. İzlerin çoğu zaman içinde solabilir.

Ancak bu süre 1-2 yıl olabilir ve hiçbir zaman izler tamamen kaybolmaz. Onarımın kalitesi yüksek olduğu sürece, izlere daha az aldırış edilmektedir.

Estetik hakkında her şey

Salı, Temmuz 28th, 2009

Pek çok kadın daha büyüğüne sahip olmak için hiç düşünmeden bıçak altına yatmaya hazır. Ne var ki, iri göğüslü kadınlar da göğüslerindeki bu kamburdan ve aşırı yükten bir o kadar şikayetçiler.

Spor yapmanın, koşmanın zorluğundan yakınan iri göğüslü kadınlar için incecik askılı şık sütyenler, bikiniler ya da daracık bluzlar giymek neredeyse hayal. Ancak bu hayale kavuşmak o kadar da zor değil..

Göğüslerin küçüğü de büyüğü de sorun

Büyük göğüsler her ne kadar seks sembolü olarak da değerlendirilirse de sırt ağrısı, kamburluk ya da göğüs sarkması gibi rahatsızlıklara yol açtığında iş değişiyor. Meme küçültme ameliyatı bu sıkıntılara son veriyor.

Meme küçültme ameliyatı sadece memelerin büyüklüğünü ve biçimini düzeltmekle kalmayıp, aynı zaman da hastayı iri memelerin verdiği fiziksel sıkıntılardan da kurtarıyor. Bu önemli ameliyatla ilgili sorularımızı Plastik Cerrah Op. Dr. Nuri Battal yanıtladı.

Yaşı henüz genç veya evli olmayan, bir süre daha çocuk sahibi olmayı düşünmeyen ancak göğüslerini küçülttürmek isteyenlerin en büyük korkularından biri, ameliyat sonrasında emzirip emziremeyecekleri…

İlerleyen teknoloji sayesinde bu tip ameliyatlar sonrasında komplikasyonlar en aza indirildi. Meme ucunun tamamı memeye yapışık ve süt kanallarının çıkış yerleri ameliyat sırasında korunduğu için memeler emzirme yeteneğini kaybetmiyorlar. Fakat birkaç ay süre ile geçici olarak hissizleşme görülebiliyor.

Bu ameliyatın yapılması için yaş sınırı nedir?

Ameliyata uygun adaylar

Aşağıdaki özelliklerden birine ya da bir kaçına sahipseniz bu ameliyata uygun bir aday olabilirsiniz.

- Memelerin vücut yapısına oranla çok büyük olması

- Memelerin hantal ve sarkık olması, bu tür memelerin başları ve çevresindeki koyu renkli kısım yukarıya veya tam olarak yere doğru bakar

- Birinin diğerine oranla büyük olması

- İri memelerin verdiği ağırlıktan dolayı sırt, boyun ve omuz ağrılarının çekilmesi

- Memelerin altındaki derinin sık sık tahriş olması veya tekrarlayan mantar infeksiyonlarının olması

- Büyüklüğünün ve ağırlığının fiziksel aktiviteleri önlemesi

- Memelerin iriliğinden ötürü huzursuzluk duyulması

- Estetik olarak görünümden mutlu olmamak

Meme küçültme ameliyatları, memeler gelişimini tamamlandıktan sonra her yaşta yapılabilir.

Ameliyat sürecinden de bahseder misiniz?

Meme küçültme ameliyatı genel anestezi altında hastanede uygulanıyor. En yaygın uygulanan yöntemlerde iki veya üç kesi yapılıyor. Biri meme başının çevresindeki koyu renkli alanın çevresine, diğeri bu koyu kısmın alt ucundan memenin altındaki kıvrıma kadar dikey olarak uzatılıyor ya da lolipop kesisi, ki bu tekniğe “Vertikal Mammoplasti” deniyor. Minimal düzeyde iz kalıyor ve hatta açık tenlilerde birkaç yıl içinde iyice silikleşiyor.

İkinci teknikte bu kesilere ilave olarak yapılan üçüncü kesi ise memenin altına yatay olarak açılır ve memenin doğal kıvrımını izlemektedir. Aslında sadece sütyen içerisinde kalacak bu kesilerin izleri açık tenli hastalarda daha iyi olmakla birlikte birkaç yıl içinde eskiye oranla belirgin bir şekilde azalma gösteriyor, ama tümü ile yok olmaz. Daha fazla iz kaldığı için modern plastik cerrahide bu yöntem pek tercih edilmiyor.

Dikkat edilmesi gerekenler

- Plastik cerrahi uzmanlarının yapması gereken bir ameliyattır. Seçtiğiniz doktorun uzman bir plastik cerrah olmasından diplomasına bakarak iyice emin olmalısınız.

- Kesinlikle sigara içilmemesi gerekiyor. Sigarada bulunan nikotinin damarları daraltma etkisi var. Bu da yaralara yeterli kan gitmesini engelleyeceğinden yara iyileşmesini ciddi oranda etkiliyor. Bu nedenle ameliyattan önce en az 5-10 gün, sonrasında da 2 ay kadar sigara kesinlikle içilmemeli.

- Ciddi fiziksel aktiviteden 4-6 hafta kadar uzak durmak gerekiyor.

Cerrah, fazla meme dokusunu, yağları ve deriyi kesip çıkardıktan sonra meme başı ve çevresindeki koyu renkli kısmı yukarıya çekiyor. Böylece iri memelerde genellikle geniş olan koyu renkli kısım küçülüp daha güzel bir görünüm alıyor. Meme başının üzerinde bulunan deri aşağıya çekilerek memeye şekil veriliyor. Kol altındaki konturu düzeltmek için bazen liposuction da uygulanabiliyor.
Kaç saat sürüyor?

Yaklaşık 2-3 saat kadar sürüyor.

Çok ağrılı bir ameliyat mı?

Ameliyat sonrası lokal anestezi yapıldığı için ve ayrıca ağrı kesiciler kullanıldığı için çok ciddi bir ağrı olmaz. Kesiler içerden dikişlerle, dışardan da yapıştırma ile kapatıldığı için sonrasında genellikle dikiş almayı gerektirmez.

Meme küçültme ameliyatı kanser riskini artırıyor mı?

Yapılan araştırmalarda bugüne kadar böyle bulgulara rastlanmadı ancak ameliyat sonrası oluşabilecek şişkinlik ve beze türü şeylerin ameliyatla bağlantılı olduğunu düşünüp doktora gitmeyi ihmal etmemek gerekiyor. Küçültme ameliyatı sırasında plastik cerrah şüphelendiği kitleler varsa bunları da temizler. Ameliyattan önce hastalara meme filmi (Mammografi) çektirilerek kontrol yapılıyor.

Meme küçültme ameliyatında silikon konuluyor mu?

Yeterli meme dokusu olduğu için meme küçültme ameliyatlarında silikon protez kullanılmasına gerek kalmıyor. Silikon protezler meme büyütme ameliyatında meme dokusunun az olduğu durumlarda kullanılıyor.

Ne kadar zamanda ayağa kalkmak, işe dönmek mümkün?

Hasta, gece yatmadan yani ameliyattan sonra 4-5 saat kadar hastanede kaldıktan sonra evine gidebiliyor. Uygulanan bandajlar 15 gün kadar sonra açılıyor ve özel bir sütyeni 1-3 ay kadar takmak gerekiyor. Hastanın zorlayıcı kol hareketleri, cinsel aktivitesi 3-4 hafta kadar yasaklanıyor, çünkü şişme veya kanama ve yara açılması gibi problemlere neden olabiliyor.

Uyurken sırt üstü yatmak ise memelerin baskı altında kalmasını önlüyor. Ameliyat sonrasında meme başlarının ve kesi yerlerinin hissizleşmesi normal ve bu durum 1 yıl içinde kendiliğinden düzeliyor. Memelerin son şeklini alması için 6-12 ay kadar bir süre gerekiyor. Hasta ameliyattan 3-5 gün sonra işine ve sosyal hayatına dönebiliyor.

Oluşabilecek en önemli komplikasyon nedir?

Meme başı kaybıdır. Bu komplikasyonun oluşması, hastanın sigara içmesi engellenerek ve ameliyat sırasında cerrah tarafından meme başı dolaşımı özenle korunarak önlenebiliyor. Ameliyattan önce ve yaralar tam kapanana kadar hastaların sigara içmemesi isteniyor.

Günümüzde pek çok erkeğin sorunu olan kellik farklı yöntemlerle tedavi edilebiliyor. Bunlardan yapışan peruk kullanımı en sık kullanılan ve en kolay yöntemdir. Hastanın saçından alınan bir örnekle aynı renk ve tipte kıllarla kellik olan alana uygun bir peruk yaptırılıyor ve buraya bazı özel tutkallarla tutturuluyor. Bu yöntem kalıcı değildir.

Diğer yöntem saç ekimidir. Hastanın kendi saçından alınan kıl kökleri kellik olan yerlere ufak bir ameliyatla nakledilir. Bu yöntem kalıcıdır. Uygun hastalarda mükemmel sonuç alınabilir ve bir daha asla dökülmez.

Diyet Dergisi

Burun Estetiği Rinoplasti

Cumartesi, Ocak 10th, 2009

Rinoplasti, yani estetik burun cerrahisi burnun yeniden şekillendirilmesi ameliyatıdır. Bu ameliyatla burnun mevcut yapısı ve yüz ile orantısına bakılarak, burnun boyutlarının küçültülmesi ya da büyültülmesi, ucunun inceltilmesi, yüksekliğinin artırılması veya azaltılması, burun-dudak açısı, burun-alın açısının değiştirilmesi gibi mevcut probleme yönelik işlemler yapılır.

burun-estetigi

Rinoplasti, burun şeklinin düzeltildiği bir girişim olmakla birlikte, burun içindeki kıkırdak ve kemik eğriliklerine (deviasyon) ya da burun etleri olarak bilinen konka hipertrofillerine bağlı nefes alma problemleri de aynı ameliyatta düzeltilebilmektedir. Deviasyon bulunan hastalarda burun dış görünümünde de eğrilik ve şekil bozukluğu var ise nefes alma fonksiyonunun ve şekil bozukluğunun aynı operasyonda düzeltilmesi çok önemlidir. Çünkü ameliyatların farklı seanslarda yapılması başarı şansını düşürmektedir.

Burun estetiği estetik cerrahinin teknik olarak en özellikli ameliyatıdır. Bunun iki nedeni vardır. Binircisi burun yüzün tam ortasında en çok dikkat çeken organ olması nedeniyle küçük hatalar ve asimetriler bile göze çarpmaktadır. İkincisi ise burun nefes alma fonksiyonunu yapan bir organ olup burun kemiği, kıkırdakları ve burun için deri örtüsünün nefes alma fonksiyonunda önemli görevleri olmasıdır. Buruna yeni bir şekil verirken bu oluşumların fonksiyonlarını bozmamak ve nefes alma fonksiyonunda bozukluk var ise bunu da düzeltmek gerekir. Bu nedenle burun estetiğinin diğer estetik cerrahi girişimlerinden biraz farklı olarak cerrahın bilgi, beceri ve deneyimine en çok bağlı bir operasyon olduğu söylenebilir.

Rinoplasti ameliyatından önce hasta, doktor görüşmesi son derece önemlidir. Hastanın beklentilerinin doktor tarafından bilinmesi, bu beklentilerin gerçekçi olup olmadığının anlaşılması ve beklentilerin ne kadarının karşılanacağının hastaya anlatılması gerekmektedir.

Dünyadaki tüm insanların burunları kemik, kıkırdak ve deri yapısı bakımından farklı özelliklere sahiptir. Dolayısıyla ameliyat sonrası oluşacak sonuçta her hastada farklı olacaktır. Burunun deri kıkırdak ve kemik özellikleri oluşacak sonuçta büyük rol oynar. İnce derili, kıkırdak ve kemik şekillendirilmesi gerektiren burunlarda çok iyi sonuçlar elde edilebileceği gibi kalın ve yağlı burun ucu derisi olan zayıf kıkırdaklı burunlarda aynı derecede güzel sonuçlar elde edilemeyebilir.

Burun estetiğinde amaç yüzdeki diğer oluşumlarla uygun orantı ve büyüklüğe sahip iyi nefes alma fonksiyonu olan olan bir burun oluşturmaktır. Her burun estetik ameliyatı burunu küçültmek demek değildir. Eğer burunun uzunluğu ve yüksekliği yüzün diğer oluşumlarıyla oransal olarak küçük ise bu oranı düzeltmek için kıkırdak ve kemik ilaveleri ile burnu büyütücü ve uzatıcı işlemler yapılabilir. Bize göre en güzel sonuçlar estetik ameliyat olduğu başkaları tarafından anlaşılmayan herhangi bir asimetrisi olmayan, yüz ile orantısı uyumlu ve naturel burunlardır.

Rinoplasti burun gelişimi tamamladıktan sonra yapılabilir. Bu sınır kabaca genç kızlarda 16-17 yaş, erkeklerde ise 17-18 yaş olarak verilebilir.

Rinoplasti genel anestezi ya da lokal anestezi ile yapılabilmekle birlikte, genel anesteziyi tercih etmekteyiz. Ameliyat burun delikleri içinde yapılan kesilerden yapıldığından ameliyat sonunda görünür bir yara izi kalmaz. Geniş burun kanatlarının daraltılması yapılan durumlarda ise burun kanadı kıvrımlarında kalacak şekilde  5-6 mm uzunluğunda kesiler olacaktır. Ancak bu izler tam kıvrım yerinde olduğundan dikkat çekmemektedir.

Rinoplasti ameliyatı ortalama iki saat sürmektedir. Operasyon sonrası burun üzerine termoplastik (sıcak suda eritilip, soğuyunca donan) bir kalıp uygulanmakta (Şekil-6) ve 6-7 gün boyunca tutulmaktadır.Biz rinoplasti ameliyatı sonrası burun içine tampon koymamaktayız. Böylece ameliyattan hemen sonra hasta burnundan nefes alabilmekte ve daha rahat bir ameliyat sonrası dönem geçirmektedir. Ayrıca ameliyat esnasında burun derisi altına yapılan uzun etkili lokal anestezik sayesinde hastalar ameliyat sonrası hiç ağrı duymamaktadırlar. Ancak özellikle  gözaltlarında bir miktar şişme ve morluklar oluşmakta, ameliyatın ertesi günü en fazla olan şişlik ve morarmalar genellikle bir hafta içinde tamamen kaybolmaktadır. Burun estetiği sanılanın aksine ameliyat sonrası dönemi hasta için çok rahat geçen ağrısız bir ameliyattır.

7. gün sonunda burun üzerindeki plastik kalıp çıkarılır, bunun üzerine 3 ila 4 gün kağıt flaster yapıştırılır. 10 ila 11. gün hastaların pek çoğu, ameliyat oldukları anlaşılmayacak şekilde şişlikleri kaybolmuş olarak günlük aktivitelerine dönebilmektedir. Ancak büyük kemerli ve kalın kemikli burunlarda burun üzerindeki şişliklerin inmesi 3-4 haftayı bulabilmektedir. Hastalar fark etmemekle birlikte burun derisindeki ödem (şişlik ve sertlik) aylar içerisinde giderek azalır ve burun daha ince ve güzel görünüm alır.

Doç. Dr. Nazım ÇERKEŞ

Sayfa:12