Aşk Ve Evlilik | Cilt Güzelliği - Part 4

Aşk Ve Evlilik

Söyleyemedim

Pazar, Mart 22nd, 2009

Düşlerde sevdim seni söyleyemedim…..

Sessiz öptüm nefesini Söyleyemedim….

Ben seni,hep senin bilmediğin zamanlarda,senin bilmediğin

Mekankalrada sevdim…Bunu sana hiçbir zaman Söyleyemedim…..

Anlatabilecek kelime bulacağımı hiç sanmadım…..

düşlerimdeydin hep…öyle büyüktü ki varlığın beni aştı ama

sana ulaşamadı……

Ben seni hep uzak sevdim,uzak öptüm..Sessiz sakin,sen rahatsız olma

Bir sana teğet geçti…..

Sana ben şiirler.sözler büyüttüm,

Sana ben yazlar,baharlar büyüttüm,

Sana ben hummalı gizler büyüttüm

SÖYLEYEMEDİM……..

SÖYLEYEMEDİM..

her kalemin ucuna düşen harf sendin

Her dilimin ucuna gelen kelime sendin

Ben her yazdığım kelimede seni büyüttüm..

Sen bilmedin,ben söyleyemedim….

Şarkılar yazdım sana okuyamadın…

hep yanımdaydın oysa dokunamadım….

Sana ben hayaller düşler büyüttüm

Sana ben gözümde yaşlar büyüttüm

Sana ben hummalı aşklar büyüttüm..

SÖYLEYEMEDİM…..

Her şarkıya seni koydum,her şarkıyı sana yakıştırdım

Sen varsın diye söyledim hepsini ama sana duyuramadım….

Hep benimle olduğunu hiç bilmedin…

Hayalinle yatar,hayalinle kalkardım anlamadın…..

Anlamadığın hissetmediğin için dokunamazdım sana….

Duvarların öyle kalındıki yapamadım…..

Ama sen hiç bilmedin

Ben ise SÖYLEYEMEZDİM……..

Ürkme diye,benden kaçma diye usulca öptüm….

Her nefesim senindi…

Çünkü ben,sen nefes alıp verdikçe vardım….

Ama sana ne sesimi,ne nefesimi duyuramadım….

Çığlık oldu sevgim çarptı herkese…

Bir sana teğet geçti…..

Aşkın 9 belirtisi

Perşembe, Mart 19th, 2009

Aşkın 9 belirtisi

Karşınızdaki insan size gerçekten aşık mı? Bunu anlamanız hiçde zor değil. İşte önemli ipuçları!

Antropolog Dr. David Givens’in yazdığı ”Aşk Sinyalleri (Love Signals)” adlı kitap, Prestij Yayınları tarafından Türkiye’de yayımlandı. Şule Gülmen’in Türkçe’ye çevirdiği kitapta ilişkiyi 5 evreye ayıran David Givens, bunları “Dikkat çekmek”, “Gözdeki pırıltı nasıl okunur?”, “Kelime alışverişi”, “Dokunmanın dili” ve “Sevişmek” olarak sıralıyor.

“Aşkın sözsüz dili” alt başlığıyla yayımlanan kitapta, tanışan iki insanın birbiriyle ilgilenmelerinin göstergeleri şöyle sıralanıyor:

Göz kırpma hızının artması: Göz kırpışının hızlanması, uyarıcı nöro-kimyasal dopaminin beyin tarafından salınmasıyla ortaya çıkan duygusal coşkunun yansımasıdır.

Bukalemun etkisi: Vücut hareketlerinin taklit edilmesi partnerinizin gerçekten de sizin dalga boyunuzda olduğunu gösterir.

Yüz kızarması: Kulakların üstlerinden, yüzün tamamına dek yüzdeki kızıl renk tonu, partnerinizin sempatik sinir sisteminin işe karıştığının göstergesidir.

Saçları düzeltmek: Kendine çeki düzen verme ile ilgili jestler, ‘İlgileniyorum’ manasına gelir.

Niyet işareti: Tesadüf eseri masanın üstünde size doğru uzatılan bir kol, dokunma isteğinin işaretidir.

Öne eğilme: İnsanlar her zaman en önemli buldukları şeye ya da kişiye doğru eğilirler; buna yönelme refleksi diyoruz.

Kocaman gözler: Partnerinizin merkezi sinir sistemi uyarıldığında göz kapaklarının istemsiz visseral kasları gözlerini normalden daha yuvarlak bir hale getirir.

Sarkmış çene: Bütün ilgiyi ele geçirdiğinizde, partnerinizin dudakları görünür bir şekilde aralanır. Sarkmış bir çene biraz daha yaklaşmanız için bir işarettir.

Bakışların kesişmesi: Partnerinizin sizin görüş alanınız içerisinde sürekli aşağı yukarı göz gezdirmesi göz teması kurmayı arzuladığını gösterir.”

“Aşk Sinyalleri”nde tanınma devresindeki olumsuz ipuçları da şöyle anlatılıyor:

Tepki yok: Dikkat çekme davetleriniz tamamen görmezden gelinirse kur yapmanın en cesaret kırıcı işaretini almış olursunuz.

Donma: Durgun bir vücut tepkisiz gibi görünse de umursamazlık yerine utangaçlık sinyali veriyordur. Tüm yetişkin nüfusunun yüzde ellisini oluşturan utangaç kişilerin nazik vücut dili, kendilerini olduğundan daha az yaklaşılabilir gibi gösterir.

Soğuk muamele: Başka bir yöne doğru umursamazca dönmek, ‘beni rahatsız etme’ manasına gelir. Dudakların sıkıştırılması: Sıkıştırılmış dudaklar partnerinizin size kur yapacak bir ruh durumunda olmadığı izlenimi uyandırır.”

kaynak:trendy

Hangi erkekle evlenilmez

Cuma, Mart 13th, 2009
Evlilik

Hangi erkeklerle evlenilir, hangileriyle evlenilmez? İşte evlenilmeyecek erkeklerin özellikleri…

1-)Sizi annesinden bile çok sevdiğini söyleyen, tüm kadınlardan farklı olduğunuzu, büyüleyici olduğunuzu söyleyen bir erkeğe asla kapılmayın. Ölünceye kadar sizi bırakmayacağını söylese de birgün ortadan kaybolabilir.

2-)Geleneklerine bağlı bir erkek arkadaşınız varsa bir kez daha düşünün. Sizi kendi adetlerine uydurmak için çabalıyorsa, hatta zorluyorsa tekrar düşünün. Sizi değiştirmeye çalışan bir erkekle ne kadar anlaşabilirsiniz ki? Ona tutkulu olduğunuz olduğunuz dönemde onu kazanmak için yapacaklarınız asla onun size daha çok aşık olmasını sağlamaz.

3-)Hayatınızda gördüğünüz en yakışıklı adamla evlenir misiniz? Üstelik ikinci buluşmanızda size sonsuz aşktan söz edip, aşkınızın böyle olduğunu söyleyen biriyse tekrar düşünün. Çoğu kadın ilerleyen süreçte böyle bir erkeğin sadece hayal olduğunu görüyor.

4-)En beğendiğiniz sanatçı kadar yakışıklı bir erkekle çıkıyorsunuz. Bu tür yakışıklı bir adamla kadınların ilgisi ya da kendi çapkınlıkları sebebiyle uzun süre birlikte olmak oldukça zordur. Dikkat edin!

5-)Çok çok tatlı bir erkek arkadaşınız var ve size en romantik yerde evlenme teklif etti. Şaşırdınız. Bu arada hep erkek erkeğe dolaştığını hiç kız arkadaşı olmadığını görüyorsunuz. Acaba.. diye bir şüphe geçiyorsa içinizden emin olmadan evlenmeyin.

6-)Bir gece dışarı çıktınız ve birinden hoşlandınız. Herşey çok çabuk gelişti, sabah gözlerinizi açtığınızda onunla nişanlanmıştınız ya da siz öyle sandınız. Yanınızda kimse yoksa, ne yazık ki çapkın bir playboya rastladınız. Babası muhtemelen bir playboydu, kendisi de öyle ve hiç çocukları olmadı. Aynı yere gittiğinizde muhtemelen yine orada ancak yanında bu kez başka biriyle olacaktır.

7-)Gazeteci ya da yazar bir sevgiliniz mi var? Ona aşıksınız. Ancak her konuda tartışan, eleştiren yönü sizi yorabilir. Stresli bir işi olduğu için her an tartışma başlatabilir yani mayın tarlası gibidir. Tekrar düşünün.

8 -)Evinizi taşırken karşılaştığınız dönemde etrafınızdaki biri size yardımcı oldu. Ancak sorun şu ki sizden oldukça kısa ancak siz herşeye rağmen birbiriniz için deli oldunuz. Birlikte dışarı çıktığınızda çok da uyumlu olmadığınızı farkettiyseniz evlilikle sonuçlanmadan daha fazla uzatmayın.

9-)Çok iyi tanıdığınız ve en iyi arkadaşınız neden sevgiliniz olamasın ve evlenemeyesiniz. Bunu yapmadan önce alışkanlıklarınızın ve hayallerinizin aynı olup olmadığını dahası aranızda alışkanlık mı yoksa aşk olup olmadığını iyi belirleyin. Aşk ve ortak noktanız yoksa ”en iyi arkadaşımla anlaşırım” gerekçesiyle evlenmeyin.

10-)Zayıf, kel, kendini kandıran, güvensiz, hayvani şehvete sahip biriyle evlenmeyin. Bugüne kadar böyle biriyle karşılaşmadıysanız ne kadar şanslı olduğunuzu düşünüp mutlu olun.

Aldatmak Erkeklerin Doğasında Var

Pazartesi, Mart 2nd, 2009

erkeklerin-dogasi

Bazı erkekler inadına sadıkken, ‘bir kısım’ erkeğin neden bir türlü uslanamadığı tarihsel bir soru ya da bir yazı konusu değil, bir tez konusu da…

Sabah sevgilinizi gördünüz ama içinize bir şüphe doğdu. Ya da aslında o şüphe hep vardı da, durup dururken tavana vurdu. Yok, hayır söylediği yanlış bir şeyden değil, belki bakışlarındaki ışık (sızlık)tan, bir ilgisiz ifadeden, küçük bir gölgeden yüreğiniz ağzınıza geldi. Durup dururken, öğlen yemeğini birlikte çalıştığınız işyerinin yemekhanesinde değil de, biraz ilerideki kafede neden yemeye başladı acaba? Onu oraya çeken kafenin yemeklerinin lezzeti mi, yoksa mavi gözlü kadın garsonun güzelliği mi? Ve sonunda acı gerçeğin farkına vardınız: Evet, aldatılıyorsunuz.

Tabii ki yemeğin gelmesini beklerken o güzel garsonla seviştiği yok. Hatta iki kelime ettikleri bile tartışılır. Ama aldatma beyinde başlamaz mı zaten? Size değil başkasına ilgi duymaya başlaması da bir tür aldatma sayılır. Düzgün bir çift bacak, renkli bir çift gözün derinliğinde kaybolurken veya bal rengi ipek yumuşaklığında bir saça bakarken kim bilir neleri hayal ediyordur? Ve o hayallerin odağı ne yazık ki siz değilsiniz.

Doğalarında var

Belki de başka bir kadına hayranlık duyması sizi rahatsız etmiyordur. Sonuçta dünyada güzel kadın çok ve her insan gibi o da güzele güzel der, diye düşünebilirsiniz. Ama keşke bu kadar basit olsa değil mi? Bu olayın biraz daha derinine inerseniz, ihanetin erkeklerin doğasında olduğunu anlarsınız. İngiliz erkekleri arasında yapılan bir araştırmaya göre; erkeklerin yüzde 73’ü eşlerini aldatıyor. Kadınların ise ancak yüzde 10’u eşlerini aldatmayı tercih ediyor.

Bu durumu psikoterapi bilimi şöyle açıklıyor:
“İster sadece beyinde ister gerçekte olsun, erkekler kadınlardan daha çok aldatma eğilimindedirler. Kadınlar, partnerleriyle ilgili fanteziler kurarken, erkekler daha çok ilişkinin dışında kalan kadınlarla ilgili fanteziler üretirler. Cinsel ilişki açısından da daha az sorumluluk taşıyor ve cinselliği daha fiziksel heyecan olarak nitelendiriyorlar.”

Bunları okurken bile içinizden bir ses isyan ediyordu:
“Neden erkekler böyle? Neden ihaneti yaşamak zorunda olan kadınlar daha çok?”

Ve doğal olarak madalyonun diğer yüzü aklımıza gelmiyor:
“Sadık erkekler de var. Neden onlar sadık kalabilirken bizimki Bill Clinton’dan ders almış gibi davranıyor?”

Kadınlar Ne Zaman Maço Erkek Sever

Pazartesi, Mart 2nd, 2009

Kenan-İmirzalioglu

Yapılan araştırmalar, kadınların doğurganlıklarının en yüksek olduğu dönemlerde maçolardan, diğer dönemler ise daha light erkeklerden hoşlandığını ortaya çıkardı.

Araştırmayı İngilizler yaptı
İngiltere St. Andrews Üniversitesi son derece ilginç bir araştırmaya imza attı. Prof. Dr. Davit Perrett’in başkanlığında yapılan araştırmaya göre kadınların hoşlandıkları erkek tipleri bir ay içinde hormonlarına bağlı olarak farklılık gösteriyor.

Sert erkekler

Kadınlar, ay içinde doğurganlıklarının en üst düzeye çıktığı haftada, sert yüz hatları ve kaslı vücutlara sahip maço erkeklerden hoşlanıyor. Doğurganlık oranları azalmaya başladığında ise tercihleri daha feminenlere kayıyor.

Perret, benzer araştırmaların İskoçya ve Japonya’da da yapıldığını ve ayın en doğurgan haftası içinde olan kadınların, kendilerine gösterilen yüzlerce erkek resmi arasından daha erkeksi yüz ve görünümdekileri seçtiklerini kaydetti.

Erkeklik hormonunun kokusu

Uzmanlar, söz konusu araştırmaların, erkeklik hormonunun kokusunun, doğurganlık dönemi dışında kadınlara genel olarak itici geldiği yönünde daha önce yapılan araştırmaları destekler nitelikte olduğunu da belirtiyorlar.