Albüm-Müzik | Cilt Güzelliği - Part 2

Albüm-Müzik

İşte en çok satan albüm

Çarşamba, Ağustos 26th, 2009

MÜ – YAP’ın 2009 yılının en çok albüm satan sanatçılar listesinde İbrahim Tatlıses’in Doğan Music Company (DMC) imzalı “Yağmurla Gelen Kadın” albümü birinciliği koruyor.

Tatlıses’i ikinci sırada yine DMC’den piyasaya çıkan “Düş Bahçelerinde” isimli albümüyle Sezen Aksu ve “Patron” albümüyle Kenan Doğulu takip ediyor. Açıkhava’da verdiği son konseri 6 bin kişi izleyen Karadeniz müziğinin ünlü ismi Volkan Konak ise dördüncü sırada yer alıyor.

İşte 2009 albüm satışları
İbrahim Tatlıses ….133.891
Sezen Aksu………..100.000
Kenan Doğulu………94.983
Volkan Konak ……..88.962
Funda Arar ……….74.982
Gülben Ergen ……..59.300
Göksel …………..52.000
Serdar Ortaç ……..49.700
Sibel Can…………45.320
Yalın…………….44.000

Milliyet

Fanlarına çok özel albüm

Çarşamba, Ağustos 26th, 2009

1998 yılından bu yana müzikal faaliyetlerini durduran Faith No More, 2009 ortalarında devam etme kararı almalarının ardından diskografilerindeki hitlerin yanı sıra b-side parçalar, coverlar ve az bulunan şarkılarının yer aldığı The Very Best Definitive Ultimate Greatest Hits Collection albümünü piyasaya sürdü.

Modern rock tarihinin en saygı duyulan ve en önemli isimlerinden olan Faith No More, 12 Ağustos’ta ilk kez Türk dinleyicileriyle İstanbul’da bir araya gelmiş ve ders niteliğinde bir sahne performansı sergilemişti.

gnctrkcll

Bir ‘Hayal’i daha gerçek oldu

Çarşamba, Ağustos 26th, 2009

Açıkhava’daki son konserinde Anadolu’daki seyircilerle buluşmak istediğini söyleyen ve organizatörlere çağrıda bulunan Nilüfer, amacına ulaştı.

“Hayal” isimli son albümüyle dikkat çeken pop müziğin güçlü yorumcusu, Anadolu turnesine çıkmaya hazırlanıyor. Most Production’ın Eski Genel Müdürü Turgut Kerki’nin sahibi olduğu Kerki Production’ın düzenleyeceği Anadolu turnesi eylül ayında başlayacak ve Anadolu’nun birçok şehrinde bir ay boyunca devam edecek. Türkiye’nin sadece İstanbul’dan ibaret olmadığını söyleyen Nilüfer, “İstanbul dışındaki illerimizde yaşayan müzikseverlerin de benimle göz göze şarkılarımı dinleme hakkı var diye düşünüyorum ve müziğimi onlara götürmek istiyorum” demişti.

Milliyet

Keşke canlı dinleyebilseydim

Çarşamba, Ağustos 26th, 2009

Münihli Cazyapjazz grubu, ilk albümünde Zeki Müren’in Şimdi Uzaklardasın şarkısının caz yorumuyla gündemde. Grup, ‘Zeki Müren’in sesine hayran olmamak mümkün değil’ diyor.

Cazyapjazz, Münih’te Alman ve Türklerin birlikte kurduğu bir müzik grubu olsa bile, adeta bir ayakları Türkiye’de. Türk popüler kültüründen nağmelerini Münih’ten çalışmalarına yansıtıyorlar. Akbank Caz festivalindeki Dönülmez Akşamın Ufkundayız yorumlarıyla Türkiye’de dikkat çeken ve 2003′te kurulan grubun yeni çıkan Latife albümünde yine bir klasiğe rastladık. Albümde Zeki Müren’in Şimdi Uzaklardasın şarkısını yorumlamışlar. Gruptan Semih Yanyanlı, albümün ilk röportajını SABAH’a verdi.

- Zeki Müren’den severek dinlediğimiz Şimdi Uzaklardasın, albümünüzde. Klasiğe yönelik bu ilgi nereden geliyor?
- Dönülmez Akşamın Ufkundayız’ı çok keyifle çalıyorduk. Düşünsenize, o melodi, elektronik alt yapılar, değişik sesler… Ama şarkıyı telifte sorun çıktığı için maalesef albüme alamadık. Konserlerde bana ait şarkılar dışında düzenlemelerini yaptığım Mastika, Belalım, Şimdi Uzaklardasın gibi şarkıları da çalıyoruz. İkinci albümde teliflerle ilgili bir sorun yaşamazsak yine bu tarz düzenlemelerim olacak. Hoşumuza giden eserleri, bozmadan yeniden düzenlemek bizim için de dinleyici için de keyifli. Zeki Müren’e gelirsek…Keşke canlı dinleyebilseydim. Sesine, yorumuna hayran olmamak mümkün değil.

- Nereden ilham alıyorsunuz?
- İster istemez etkilendiğimiz müzisyenler tarzlar mutlaka var. Ama biz grup olarak kendi içimize dönmeyi başarabiliyoruz sanırım, yani o an içimizden geleni çalmayı. Müzikte anı yakalayabilmek çok önemli bence. Zevklerimiz zamanla değişime uğruyor ve bu değişimi de korkmadan müziğimize yansıtıyoruz. Zamanla birlikte her şey değişiyor, başka birisinin yaptığını tekrarlamak bir yana umarım kendimizi de tekrarlamadan, değişimleri, müziğimize yansıtabiliriz.

- Münihli müzisyenler olarak Türkiye’den kimleri dinlemeyi seviyorsunuz?
- İstanbul’dan Dandadan’ı çok beğeniyordum ama sanırım devam etmiyorlar. İlhan Erşahin yaptığı işler dışında, bir araya getirdiği müzisyenler konusunda da gayet basarılı. Fakat son bir iki sene zarfında bizim kuşaktan çok etkilendiğim birisi yok. Bizden daha tecrübelilerden Erkan Oğur var, çok özel bir müzisyen,haksızlık yapıyor gibi hissediyorum kendimi aslında şu anda; Erkan Oğur’un müziğininin belli bir zamanla, boyutla sınırlarını belirlemek mümkün değil… En son, arkadaşlarla evde Ajda Pekkan’ın Sen Mutlu Ol isimli plağını dinledik. Çok keyifli!

Bizden sonra popstar çıkmad

Cuma, Ağustos 21st, 2009

“Karizma” adlı yeni albümünü kısa süre önce piyasaya süren Mustafa Sandal, Hafta Sonu dergisinin sorularını yanıtladı. Müzik piyasasının son dönemde star çıkaramadığını söyleyen şarkıcı, “Tarkan ve benden sonra popstar çıkmadı” dedi.

Albümleriniz arasına “Karizma”yı da eklediniz. Bu albümün diğerlerinden farkı nedir?

- “Karizma”, müzik hayatımın en özel çalışmalarından biri oldu. Bir kere baba olarak çıkardığım ilk albüm ve bu anlamda bir milat özelliği taşıyor. Duygu yoğunluğu çok fazla. Şarkı sözlerini yazarken hiç zorlanmadım, su gibi aktı hepsi… Ayrıca “Karizma” ile “Ateş Et ve Unut” adlı şarkılarda yeni bir sound denedik. Bojan Dugic’le birlikte güzel bir çalışmaya imza attık. Bir de slow şarkıların çoğu, büyük ilgi gördü. Özellikle “Adı İntikamdı” birçok şarkıyı geçerek ön plana çıktı. Yazın ortasında slow bir şarkının patlaması da bana çok ilginç ve hoş geldi.

Eşiniz de bir şarkıda size vokal yapıyor. “Karizma” için ilk aile albümünüz de diyebilir miyiz?

- Emina Hanım, biz stüdyoda çalışırken bize dürüm getirmişti. Biz yemeğimizi yerken “Adı İntikamdı” şarkısını duydu, “Aa, ne güzel nakaratı var, ben de söylemek istiyorum” dedi ve vokal yaptı. Çok beğendik, öyle kaldı. Evet, Yaman’ın kahkahası ve eşimin vokaline, onların bana kattıkları manevi yoğunluğu da eklersek, bu benim ilk aile albümüm oldu.

İnsanlar yurtdışına çıktığı zaman duydukları iki isim var; Mustafa Sandal ve Tarkan. Bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

- Tarkan ve benden sonra popstar çıkmadı. Bu beni mutlu etse de bir müzisyen olarak çok rahatsız ediyor. Neden daha çok sanatçımız tanınmıyor? Bu soruyu sormamız lazım kendimize. Belki de cesaret eksikliği var bilemem ama MP3 kabusu yüzünden onlarca gencin emekleri ziyan oluyor. Bu da şevklerinin kırılmasına neden oluyor. Dolayısıyla yeni bir popstar çıkmıyor.

Bir röportajınızda Türkçe şarkılarla Avrupa’ya açılmak istediğinizi söylemişsiniz. Avrupa gerekli mi? Gerekliyse Amerika’ya neden ‘hayır’?

- “Aya Benzer”, Avrupa listelerinde top 3’e girdi. “İsyankar”, haftalarca en çok satanlar listesinde ve MTV’de 1 numara oldu. Hatta bana bir Altın Plak kazandırdı. Ben tüm bunları Türkçe şarkı söyleyerek yaptım. Önemli olan kaliteli şarkılar yapmak. O zaman başarı da beraberinde geliyor zaten.

Herkes sizi kıpır kıpır, sürekli gülen biri olarak biliyor. Peki Mustafa Sandal’ın hiç sıkıntısı yok mu?

- Çook! (Gülüyor) Evet, sahnede yerimde duramıyorum ama günlük hayatta da öyle hoplayıp zıplamıyorum tabii. Her insan gibi benim de sıkıntılarım oluyor. Beni evde görseniz, çok şaşırırsınız. Ya elinde bir kitapla saatlerce yerinden kalkmayan ya da laptop’uyla harıl harıl bir şeyler araştıran sessiz bir adama rastlayabilirsiniz.

Hürriyet