Albüm-Müzik | Cilt Güzelliği

Albüm-Müzik

Ghetto Çıtayı Yükseltiyor

Çarşamba, Ocak 13th, 2010

2010’DA BİRBİRİNDEN DEĞERLİ MÜZİSYENLER GHETTO SAYESİNDE İSTANBUL’DA BOY GÖSTERECEK…

Açıldığı günden bu yana İstanbul’un tüm seslerine ve renklerine açık bir müzik anlayışını yaşatan GHETTO; dünya müziğinde olup bitenleri de İstanbul’a taşıyarak unutulmaz konserlere imza attı. 2010’da ise yüzünü daha fazla dışa dönme çok daha büyük çapta müzisyenlerle dinleyicilerini buluşturma kararını veren mekan, bu amaçla sahnesini ve akustik düzenlemesini de yeniledi.

2010’la birlikte sahnesinde daha farklı türe ve daha fazla dünya çapında müzisyene yer açacak GHETTO ‘açılımı’nın işaretlerini 2009’da da görmek mümkündü. Ekim-Aralık sezonu içinde Rare Groove Orchestra, Zuco 103 Soundsystem, Adrian Belew ve grubu Power Trio, Nostalgia 77, Dj Cam gibi isimleri sahnesine taşıyan kulüp, yeni yıla hızlı bir giriş yaparak İstanbul’da sahne alması dört gözle beklenen müzisyenlerle el sıkıştı.

Bu isimlerden kimileri her gelişinde İstanbul’u sallarken, yolu gözlenen kimileri Türkiye izleyicisiyle ilk defa buluşacak. Dinleyicisine her zamanki alternatiflerin ötesinde unutulmaz bir deneyim yaşatmayı ve ‘Bağımsız Eğlence Bölgesi’ sloganının hakkını vermek isteyen GHETTO; her program farklı bir türde, o türün önemli isimlerinden biriyle İstanbul’u buluşturmak arzusunda.

[Ghetto+Çıtayı+Yükseltiyor.jpg]

GHETTO 2010 AJANDASINDA KİMLER VAR?

Sadece DJ değil aynı zamanda çok yönlü bir sanatçı olan Jimmy Edgar (Detroit) sezonun ilk ağır topu. Fotoğraf, film, grafik tasarım ve moda yönüyle de ünlü, cüretkar bir isim olan Edgar; programını 9 Ocak’ta canlı performans olarak gerçekleştirecek. Diğer aylarda da DJ performanslarına yer verecek mekanın Şubat konuğu ise Motown Party’lerin devamı niteliğinde Theo Parrish (Detroit) olacak. Daha önce İstanbul’a gelen ve çok sevilen Parrish; Detroit akımının takip edilen isimlerinin başında geliyor. Parrish’i 5 Şubat’ta dinleyebilirsiniz. Kesinleşen diğer bir Motown Party konuğu ise 80’li yıllarda illegal partilerde DJ’lik yaparak yola çıkan, sonrasında dans müziği akımının oluşmasında önemli yeri olan Kiss FM’de yöneticilik ve radyo programcılığı yapan duayen Norman Jay (UK). BBC Radio 2 klasikleri arasında giren ‘’Funk Factory’’ isimli programıyla tanınan ve kardeşiyle başlattığı ‘’Good Times Sound System’’ partileriyle İngiltere’deki elektronik müzik kültürünün gelişmesinde önemli rol oynayan Norman Jay, İngiltere’de yetişmiş en önemli 20 DJ arasında gösteriliyor ve 17 Nisan’da GHETTO’da setin başına geçiyor.

Acid-caz, pop-caz akımının takip ve takdir edilen gruplarından Beady Belle (Norveç) Ocak programının diğer önemli ismi. Daha önce birçok defa İstanbul Caz Festivali başta olmak üzere hayranlarının kalbini çalan grup İstanbul’a yeni albüm kayıtlarını başından kalkıp geliyor. 22 Ocak’taki konserin bir başka önemli yanı da yeni albümden bazı şarkıların ilk defa GHETTO sahnesinde seslendirilecek olması.

2008’den bu yana Avrupa’nın kültür ve eğlence başkenti Amsterdam’ı İstanbul’la kaynaştırıp kültürlerarası diyaloğu zenginleştiren ‘Amsterdam Night Watch’ serisi, birbirinden değerli Hollandalı müzisyenlerle 2010’da da devam ediyor. Hollanda Başkonsolosluğu’nun katkılarıyla gerçekleşen projenin Ocak konuğu AIFF(Afro Influenced funk federation) afrofunk ve cazı birleştiren gayet zengin bir içerik sunmakta. 23 Ocak’taki AIFF’ten sonra netleşen bir diğer ANW projesi ise Lefties Soul Connection. 70’lerin funk ezgilerini günümüz hip-hop/break-beat ve rock öğeleriyle ustaca birleştiren grup; Dj Shadow’un unutulmaz parçası ‘’Organ Donor’’a yaptığı düzenleme ile uluslararası müzik basınından çok iyi eleştiriler almıştı. Hollanda’nın yetiştirdiği son dönem popüler gruplarından LSC; 6 Mart gecesi de İstanbul dinleyicisinin huzurlarında, GHETTO’da olacak. Diğer aylardaki ANW-GHETTO serisi; funk-latin-caz tarzında, dinlerken yerinizde duramayacağınız müzisyenlerle uykunuzu çalmaya devam edecek.

Daha önce 2 kez istanbul’a gelerek ardında hatırı sayılır bir platonik ‘hayran’ kitlesi bırakan ‘Cibelle’ bu defa ülkesi Brezilya’nın en sevilen şarkılarını yorumlayacağı solo projesiyle geliyor. Kadife sesli sanatçı olarak tanınan ve giyim tarzından sahnedeki duruşuna kadar egzotik sözcüğünü fazlasıyla hak eden Cibelle; Tom Waits’in unutulmaz klasiği “Green Grass” a getirdiği yorumla da ününü perçinlemişti. GHETTO’daki performansı eğlenceli ve dinamik parçalarla bezeli olacak Cibelle’i 29 Ocak’ta dinleyebileceksiniz.

Yeni sezonun en iddialı konseri kuşkusuz 30 Ocak’ta Carlsberg sponsorluğunda gerçekleşecek Bibi Tanga ve grubu The Selenites olacak. Soul, funk ve cazı derinlerde bir yerde Afrika tınılarıyla buluşturan bu Afrika kökenli Fransız müzik adamı ve grubu İstanbul’a hoş bir sürprizle geliyor. Nat Geo Music’ten çıkardığı yeni albümü “Dunya’nın ilk konserini GHETTO topraklarında gerçekleştirecek olan grup, funky tarzıyla baştan sonra keyifli geçecek bir gece vaad ediyor.

Sofa Surfers (Avusturya) ve Red Snapper (UK ) ise Şubat 2010’un ağır misafirleri. Türkiye’de çok takipçisi olan Sofa Surfers Trip-hop tarzının beşiği Viyana’dan Kruder&Dorfmeister gibi isimlerin peşi sıra üne kavuşmuştu. Canlı performansları efsaneleşmiş Sofa Surfers GHETTO’ya ilk Türkiye konserini vermek üzere 13 Şubat’ta geliyor.

Bu tarzın diğer bir önemli ismi Red Snapper ise daha önce İstanbul’a gelmiş ve performansının tadı halen unutulmamış bir isim. Trip-hop tarzının bu heyecan verici temsilcilerini bekleyenler kar tatilini İstanbul’da geçirmek durumunda kalacak. Carlsberg sponsorluğunda gerçekleşecek konserin tarihi ise 19 Şubat.

Bahar aylarına romantik bir giriş yapan GHETTO, 5 Mart’ta Buenos Aires’in kalbinden büyülü bir sesiyle gönülleri fetheden Daniel Melingo’yu (Arjantin) misafir edecek. 1995’ten bu yana tango albümleri çıkaran sanatçı, 2008’de yaptığı son albümü Maltido Tango ile büyük çıkış yaparak 2009 Latin Grammy ödülüne aday gösterildi. Bu gece kuşkusuz en şık kıyafetleri ve figürleriyle tango severleri GHETTO’da buluşturacak ve müziğin keyfine görsel bir şölen de eklenecek.

Mart ayında ise birbirinden yüksek enerjili iki grup baştan çıkartıcı müzikleriyle geliyor. Bunlardan ilki GHETTO’yla bütünleşen isimlerden Fatima Spar ve grubu The Freedom Fries (Viyana). Birçok akımı barındıran grubu tanımlamak zor olsa da progressive, funk, Anadolu folk ezgileri barındıran Balkan müziği yapıyorlar diyebiliriz. 19 Mart gecesi Tüm GHETTO’yu aynı anda dans ederken görebilirsiniz.

Son zamanların en heyecan verici gruplarından Does It Offend You ,Yeah? (UK) Türkiye’ye İlk defa Ghetto konseri ile gelen gruplar arasında. Daft Punk ve Justice’in tahtını sallayan, indie-punk-elektro-rock arası bir şeyler yaptığını söyleyebileceğimiz DIOYY, yurt dışında Coechella ve O2 Wireless gibi festivallerde canlı performanslarıyla, marşa dönüşen ‘we are rockstars’la müzik dünyasında kalıcılığını kanıtlamış durumda ve sıra nihayet İstanbul’da. Yeni albümleri ‘’Don’t Say We Didn’t Warn You’ tanıtım turnesi kapsamında gelecek grubun hayranları şimdiden bu konseri konuşuyor ve 20 Mart’ı iple çekecek görünüyorlar.

Mart’ın partiler üstü konuğu ise bir müzik efsanesi. Yaşayan en iyi saksafoncu Archie Shepp (ABD) GHETTO sahnesini onurlandırmaya geliyor.

Seneler önce başladığı müzik kariyerinde John Coltrane ve Sun-Ra gibi kilometre taşı isimlerle aynı sahneyi paylaşma şerefine erişmiş ve caz müziğin önemli düşünürleri arasında yer almış bu usta isim, sanatın birçok dalında başarılı eserler vermiş ve diyebiliriz ki ömrü üretmekle geçmiş. 40’tan fazla albüm, şiir kitapları, tiyatro oyunları Archie Shepp’in 50 seneye yaklaşan kariyerini taçlandırıyor. Sahnede saksofonuyla şiir okuduğuna inanılan, birçok müzik otoritesince; ‘Yaşayan Caz Tanrısı’ yakıştırmasına layık görülen Archie Shepp’i 26 Mart’ta kanlı canlı haliyle GHETTO sahnesinde dinleyebileceksiniz.

Sesindeki melankolik, gizemli hava ve sıra dışı görüntüsü ile dinleyicilerini hipnotize eden JJ Johanson (İsveç), ilk Ghetto konserinde neredeyse izdihama sebep olmuştu. Ünü İsveç’i aşarak tüm Avrupa ve Amerika’ya yayılan Johanson Trip-hop, pop, elektronica ve electroclash’in engin ufuklarında seyredecek özel performansı ile 6 Şubat’ta GHETTO’da.

Cazın yaşayan efsanesi Archie Shepp’ten sonra bir efsane de funk adresinden gelecek. 70’li yıllarda James Brown’ın elinden tutmasıyla yakaladığı şansı iyi değerlendiren Georgia’lı trombonist Fred Wesley (ABD), günümüzde ‘dünyanın en iyi trombonisti’ olarak anılıyor. Özellikle ‘’The House Party’’ ve ‘’Bop to the Boogie’’ gibi hitlerle tam bir funk markası olan Wesley, James Brown’dan sonra akla gelen ilk isim ve canlı performansı kaçırdığınız takdirde kederleneceğiniz bir müzisyen. Sadece funkseverler değil, müzik kültürünü geliştirmek ve ‘oradaydım’ demek için tarihi fırsat; Fred Wesley 23 Nisan’da GHETTO’da.

Yerli isimler en sevilenlerle devam ediyor. 2010 programında GHETTO sahnesiyle bütünleşmiş isimlerin yanı sıra albüm tanıtım partileri ve sürpriz yeniler yer almaya devam edecek. Şarkıları kadar ilginç sahneleri ve hatta dinleyicileri ile her konserleri bir şenlik havasında geçen Baba Zula, Latin müziğinin ve Bilcümle Latin Amerikalı müzisyen projelerinin Türkiye temsilcisi Ayhan Sicimoğlu, Balkan ve Anadolu ezgileri kadar her biri virtuöz sanatçılarla unutulmaz performans konserleri veren Buzuki Orhan, Klarnetin, Balkan müziğinin sevilen ismi Serkan Çağrı, rock altyapılı, özgün müziğiyle sadık bir takipçi kitlesine sahip Sakin, Türk Pop müziğinin en sevilen isimlerinden Levent Yüksel ve Göksel, Sesin sınırlarını yeniden tanımlayan Cem Adrian ve Brezilya/Samba’nın enerjisini Bate Bumbo davulcularının şovlarıyla pekiştiren Jozi Levi 2010’da GHETTO’da dinlemeye devam edeceğiniz isimler arasında.

2. KATTA METTO MEYHANE, 3. KATTA SESSION, 4. (TERAS) KATTA GHETTO@TERAS

Bilmeyenler için tekrar etmekte fayda var, GHETTO sadece konser katıyla değil 2. Katındaki metto meyhane, 3. Katındaki SESSION ve tütün-açık hava bağımlıları için 4. Katındaki GHETTO@teras bölümleriyle de hizmete açık.

2. katta Beyoğlu’nun simgelerinden biri olan meyhaneyi, bu kültürün en eski mutfaklarından gelen Ermeni-Rum mezeleri ve yemekleriyle, usta aşçı Hilda Mamas’ın yönetiminde yaşatan metto meyhane; GHETTO’nun açık olduğu her gün ve özel davetler için diğer günler hizmet veriyor. Michelangelo dönemini yansıtan mistik atmosferin, özel şarapların ve tatların buluştuğu meyhanede atıştırmalıklar, mezeler, ana yemekler ve tatlıların fix mönü ve a la carte olarak sunuluyor.

3. katta bugüne kadar hareketli partilere ev sahipliği yapmış SESSION’ın artık bir sahnesi de var! Mekan, 2010’a yenilenen dekoru, yepyeni sahnesi ve muhteşem Funktion-One ses sistemi ile hazırlandı. Genç ve alternatif müzisyenlere sahne olanağı yaratan SESSION; konser, DJ performanslarının yanı sıra özel kutlamalara ve lansmanlara da ev sahipliği yapıyor.

Yaz aylarının lezzetli terası Ghetto@Teras kışın da kullanıma açıldı. Yeni düzenlemelerle kendini kaldırımlarda bulanlar Ghetto@Teras’ta, yıldızların altında; çayını kahvesini, isterse içkisini ısıtıcının dibinde içebiliyor.

GHETTO GENUINE MUSIC LOUNGE
Tel: (212) 251 75 01 www.ghettoist.net
Hafta içi kapı açılışı: 21:30/ Performans: 22.00 Hafta sonu kapı açılışı: 21:30/Performans: 22.30
metto meyhane servis: 20.00-23.00

GHETTO BASIN İLETİŞİMİ:
Turuncu İletişim/Aslı Delikara-Gülay Acar (212) 233 25 02-233 26 74
asli@turuncuiletisim.com.tr gulay@turuncuiletisim.com.tr

Konser rekabeti böyle sonuçlandı

Çarşamba, Ağustos 26th, 2009

İstanbul’da önceki gece iki ünlü popçunun konser rekabeti yaşandı. Kenan Doğulu ve Yalın, toplam 12 bin 500 kişilik müzikseverler ordusunu coşturdu. Doğulu, Arena’yı tıklım tıklım doldururken, Yalın’ın çıktığı Açıkhava Tiyatrosu’nda bazı koltuklar boş kaldı…

Erdoğan şiir okudu Gürses’le düet yaptı
BKM Turkcell Kuruçeşme Arena konserleri, önceki akşam Kenan Doğulu ile sona erdi. Sekiz bin hayranına coşku dolu bir gece yaşatan ‘Patron’ Doğulu, formunun zirvesindeydi. Sürprizler ve görsel şovlarla dolu konserin ilk konuğu Yılmaz Erdoğan oldu. Erdoğan, Mevlana’nın ‘Etme’ şiirini okudu; Kenan Doğulu da bu şiirden bestelediği şarkıyı seslendirdi.

Patron diye çağırdı
Doğulu, ikinci bölümde dekor olarak kullanılan iki köpek arasından yükselerek sahneye çıktı. ‘Aşk Kokusu’ adlı şarkısını seslendirirken, ışıklarla hayranlarına görsel bir şölen yaşatan Kenan Doğulu, Müslüm Gürses’i de sahneye davet etti. Müslüm Baba’yı ‘patron’ diye anons eden ünlü popçu, onunla birlikte ‘Tutamıyorum Zamanı’ adlı şarkıyı seslendirdi. Müslüm Gürses daha sonra Teoman’ın ‘Paramparça’sını da söyledi. Ünlü ikili “Korsana ölüm” diyerek, korsancıları protesto etmeyi de ihmal etmedi. Sekiz bin kişiye şarkı söyleyen Kenan Doğulu, konserini ‘toplu seans’ diye adlandırdığı el ele tutuşma töreniyle bitirdi.

Babasını andı
Kenan Doğulu konserinde babası Yurdaer Doğulu’yu da andı. “Babamız Yurdaer Doğulu, çok değerli bir müzisyendi” diyen ünlü popçu şöyle konuştu: “Her fırsatta onun eserlerinden birini söyleyerek onu anmaya çalışıyorum. Ben de ileride oğlumdan benim için aynısını yapmasını isterim.”

* * *
45 dakika geç başladı iki saat sahnede kaldı
Yalın, Garanti Bankası’nın ‘I love Bonus Yaz Konserleri’ kapsamında önceki gece Açıkhava Tiyatrosu’nda hayranlarıyla buluştu. Konserine 45 dakika gecikmeli başlayan Yalın, ilk şarkısı ‘Yanlızlığım’ı kulisten söyledi. Kulisten sahneye gelirken kendisine bir kamera eşlik eden Yalın, yaptığı son rötuşları hayranlarına izletti.

Bana kalbinizi açın
Aynı saatlerde Arena’da konser veren Kenan Doğulu, 8 bin kişiye seslenirken Açıkhava’da 4 bin 500 Yalın hayranı vardı. Seyircileri ile bol bol sohbet eden Yalın, “Burayı bu kadar kalabalık gördüğüm için çok teşekkür ederim. Kalbinizi bana açmanızı istiyorum ki; tek tek hepinize dokunabileyim” dedi. Yalın, yaklaşık iki saat süren konserinde seyircilerine keyifli bir gece yaşattı.

Sabah

Daha önce de yeşil ışık yakmamıştı

Çarşamba, Ağustos 26th, 2009

Tarkan’ın menajeri, sanatçıya TRT’den Eurovision Şarkı Yarışması’na katılması için teklif gelmediğini söyledi.

Azeri APA ajansına konuşan Tarkan’ın menajeri Uygar Ataş, “Daha önce böyle öneriler gelmişti, fakat Tarkan yeşil ışık yakmamıştı. Bu yıl teklif gelse de geri çeviririz. Tarkan gelecek yıllarda da bu yarışmaya katılmayı düşünmüyor” dedi.

Gazeteport

Müthiş konserin muhteşem sürprizi

Çarşamba, Ağustos 26th, 2009

Ajda Pekkan, yoğun istek üzerine önceki akşam yine İstanbul Harbiye Açıkhava sahnesindeydi. Konserin sürprizi ise “Kimler Geldi Kimler Geçti” ve “Şıkıdım” şarkılarını Pekkan’la birlikte seslendiren Tarkan’dı.

Süperstar’ın Açıkhava’daki konserinde her yer dolmuştu. Ünlü müzisyen Aşkın Arsunan’ın müzik direktörlüğünde yapılan konserde Pekkan’a 15 kişilik özel orkestrası ve Dans@ Company’nin 8 dansçısı eşlik etti. Binlerce Ajda Pekkan hayranının oluşturduğu koro, hep bir ağızdan Ajda Pekkan şarkılarını söyleyerek Harbiye Açıkhavada unutulmayacak bir atmosfer yarattı.

Her konserden sonra yeni alçı

Ayağında yine alçısını gizleyen çizmeleri vardı Pekkan’ın. Sürekli dans eden Pekkan, yine de durumundan rahatsızlık duyup, “Aksilikler oluyor, Allah başka dert vermesin. İlginize hoş görünüze teşekkür ediyorum” dedi. 2,5 saat boyunca, hiç yerinde durmayan Pekkan, “Doktorum da burada, onunla göz gözegelmemeye çalışıyorum. Her sahnemden sonra alçım kesilip, yeni alçı yapılıyor. Bu hareketleri yapmam yasak ama duramıyorum” dedi.

Gecenin ilerleyen bölümlerinde nostaljik şarkılarını, barkovizyondan yansıtılan ‘eski’ fotoğrafları eşliğinde söyleyen Süperstar, “Bir Günah Gibi”, “Her Yaşın Bir Güzelliği Var” gibi bilinen şarkıların ardından “Boş Sokak”ı da yorumladı. Bu şarkının finalinde duygulu anlar yaşayan Pekkan, Mustafa Suder’in keman solosu karşısında gözyaşlarına zor hakim oldu. Hemen “Kim Ne Derse Desin”i çalmaya başlayan orkestra, sanatçının duygusal halini değiştirdi. Pekkan bu şarkıyı (Sway) orijinal haliyle, İngilizce okudu.

Ah Ajda acayipsin

“Kimler Geldi Kimler Geçti”nin introsunun ardından duyulan Tarkan’ın sesi, önce çığlıklarla karşılanırken, bir süre Tarkan’ı göremeyenler bunun bir bant kaydı olduğunu düşündü. Tarkan’nın sahneye çıkmasıyla birlikte çığlıklar katlandı. Pekkan, “Sürpriz dediğin böyle olur” derken Tarkan “Kısa bir ziyaret için gelmiştim, Süperstar’ı görmek istedim” dedi. Birlikte üç şarkıda düet yapan ikili “Şıkıdım”ı söylerken, Tarkan jest yaparak, şarkı sözlerini değiştirdi. Tarkan, şarkının nakarat kısmını “Ah Süper Star Ajda a acayipsin” yaptı.

KONSERDEN NOTLAR

* Ajda Pekkan’ın gözlerini kaçırdığı Prof. Dr. Işık Akgün’ün aynı zamanda Tarkan’ın da menüsküs ameliyatını yapan doktor olunca sahneden ilk teşekkürler ona gitti.

* “Oyalama Beni” şarkısını söylerken sahneye çıkan üç dansçı şovlarını sergilerken Pekkan da onların şovuna katılıp sahne üzerinde makyaj tazeledi.

* “Çerçeve” şarkısını söylerken “Serdar” diye bağıran Pekkan, şarkının bestecisi Serdar Ortaç’ı andı.

* Kayahan’ın “Mavilim” şarkısını okuyan Pekkan, şarkının ikinci bölümünün sözlerini karıştırdı. Promter yardımıyla durumu düzeltti.

* Merdiven boşluklarının dahi dolu olduğu konserde her yaş grubundan insan vardı.

* Konserin sonunda emeği geçen tüm ekibini sahneye davet eden Pekkan, son gecede kendisini sahnede destekleyen gazetecilere teşekkür etti.

* Pekkan kostümünü değiştirmek için sahneyi Kübalı perküsyonisti William Gonzales’e bıraktı. William kalabalığı çoşturmayı bildi.

Maskeli Ajda

Ajda Pekkan, konserine yüzünde maskeyle çıktı.

Servet Yılmaz/Hürriyet

Bu kez albümüyle şaşırtacak

Çarşamba, Ağustos 26th, 2009

Yeni albümü ‘Armoni’ ile çok iddialı olan Tuğba Özay, “İnsanlar ‘Aman o da mı albüm yaptı’ diyemeyecek” dedi.

Deniz Seki’nin kardeşi Serdar dinledi ve ağladı. Yavuz Bingöl ‘İçeri girdin Türkiye’yi şaşırttın, evlendin yine şaşırttın, bu albümle de herkesi iyice şaşırtacaksın’ dedi.

Ünlü model Tuğba Özay, önümüzdeki ay piyasaya çıkacak olan ‘Armoni’ adlı albümünün promosyonu için Bayrampaşa Akvaryum Alışveriş Merkezi’nde hayranları ile biraraya geldi. Özay, web sitesi tugbaozay. com.tr’yi, ‘Bedel’ adlı kitabını, ‘Tuğba Özay’la Fitness’ adlı DVD çalışmasını ve en iyi fotoğraflarından derlediği ve geliri ile Anadolu’da bir köy okulunu yaptırdığı ‘Best Of Tuğba Özay’ adlı kataloğunu da tanıttı. Organizyonun ardından sorularımızı yanıtlayan Özay iddialı açıklamalar yaptı:

Tuğba Hanım bir sürü ürün çıkardınız ve onları tanıttınız. ‘Artık bir marka oldunuz’ diyebilir miyiz?
Evet artık ben de bu ülkenin önemli markalarından biriyim! 15 yıllık modellik kariyerimde yüzlerce organizasyonda yer aldım. Sadece 2007 yılında 340 tanıtım yaparak büyük bir rekora imza attım.

Önümüzdeki ay albümünüz çıkıyor. Biraz anlatır mısınız?
1.5 yıldır bu albüme yoğunlaştım. Çok iddialıyım. Herkesin yüreğine dokunacak 15 şarkım var. Ağırlıklı olarak pop ama son dakika bir de rap parça koydum içine. Sözlerini hapisteyken yazdığım, türkü tadında bir parça da var. İnsanlar “Aman Tuğba’da mı albüm yaptı” diyemeyecekler. Benim albümümde ‘Yatır beni, boya beni, kaşı beni, tırmala beni’ gibi içi boş, hiçbir yere götürmeyen, hiçbir şey vermeyen sözler yer almıyor. Hiçbir ticari kaygım yok, ben sanatçı olmak için albüm yapıyorum. Albümüm çıktıktan sonra eminim birçok sanatçı da gelip benden şarkı isteyecek.

Albümü dinleyenlerden nasıl tepkiler aldınız?
Geçtiğimiz gün Deniz Seki’nin kardeşi Serdar Seki dinledi ve ağladı. Yavuz Bingöl ise “Tuğba, içeri girdin Türkiye’yi şaşırttın, evlendin yine Türkiye’yi şaşırttın, bu albümle de Türkiye’yi şaşırtacaksın’ dedi. Çok mutlu oldum. ‘Armoni’ adlı şarkımı da Eros Ramazotti’ye hediye edeceğim. Eylül ayında podyuma kesinlikle veda ediyorum. Albümün çıkışıyla birlikte görkemli bir jübile de yapacağım.

KENDİ İŞİMİN PATRONUYUM
Aynı podyumu paylaştığınız Gizem Özdilli de albüm çıkardı ama başarılı olamadı. Mikrofon başına geçen her manken başarılı olacak diye bir kaide yok, değil mi?
Bu biraz da enerji ve ışık meselesi. Doğru zamanı seçmek de çok önemli. Ben eğer isteseydim on yıl önce assolist olarak da çıkış yapabilirdim. Ama birileri benim üzerime bir kılıf geçirecekti, bana sürekli bir elbise giydirip çıkaracaklardı. Onların istediği gibi olacaktım. Ben kendi işimin patronuyum, kendi ürettiklerimle çıkıyorum.

DEMET’İN BAŞARISINI ALKIŞLIYORUM!
Modellikten şarkıcılığa transfer olan isimler arasından kimleri beğeniyorsunuz? Mesala Demet Akalın adından çok söz ettiriyor…
Demet’i beğeniyorum ama neden? Demet’in şarkıları piyasa şarkıları ama Demet yıllardır pop söyleyip de kitlelere ulaşamayan insanların önüne geçti. Onun bu anlamda başarısını alkışlarım ama benim tarzım çok farklı. Ben yazıyorum, beste yapıyorum. Sadece Demet de değil; Petek Dinçöz de yıllardır çalışıyor, kızcağız kendini geliştirmek için uğraşıyor.

Evlendiniz ama eşinizle hiç görüntülenmediniz. Bu özel bir tercih mi?
Kesinlikle benim özel tercihim. “Hiçbir zaman özel hayatımla gündeme gelmek istemiyorum” deyip, basının olduğu yerlere gitmiyorum. Bu benim özel hayatım, benim evliliğim, benim mutluluğum… Artık iki hayatım var; biri Türkiye’de çok ünlü olan Tuğba Özay, diğeri ise İtalya da markette alışveriş yapan Tuğba Özay…

REKLAM DERLER DİYE GİTMEDİM
Deniz Seki’yi ziyaret etmek aklımdan geçti ama reklam yapıyor denmesinden çekindim. Serdar Seki ile Deniz’e ‘Bedel’ adlı kitabımı yolladım. O kitaptan kendisi için çıkarabileceği çok şey var. Ona büyük bir güç verecektir. Adalet yargılamadan biz birbirimizi yargılıyoruz. Bu çok ağır.

kralmagazin.com